IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

> Sporcular - Takimlar

80'ler ve ncesinin unutulmaz spor olaylarn,takmlar ve sporcularn bu blme yazabilirsiniz.

2 Sayfa V   1 2 >  
Reply to this topicStart new topic
Futbol Anıları
Mrbom
mesaj 04.10.2007, 04:11:18
İleti #1



Grup Simge

Grup: Administrator
İleti: 4,581
Thanks: 20506 *
Katılım: 26.05.2007
Nereden: stanbul
Üye No: 47
Ruh Halim:



Hafizamda kalan bir kaç olay...

Amatör kümede bir maç oynaniyor.evsahibi takimin sampiyon olabilmesi maçi en az 28 farkla kazanmasi lazim.dolayisiyla rakip takim maçtan önce ayarlaniyor sike yapmasi için...maç basliyor...önce 1 sonra 2,3,6,9,18 derken maç 29-0 bitiyor...isin enteresan tarafi kaleci yedigi 26.golden sonra hakeme,golün ofsayt oldugu yönünde itiraz edip biggrin.gif küfür ederek oyundan atiliyor...sampiyonlugun diger adayi olan takim bu sonuca itiraz ediyor...maçtan sonra hakeme soruyorlar;yav hiçmi süphelenmedin maçta sike oldugundan...hakemde;aslinda 27.golden sonra bende biraz süphelenmeye basladim diye kendini savunuyor tongue.gif


Bir BJK-Boluspor maçi...Rakip önce ofsayttan bir gol atmis sonra BJK nin bir golü iptal edilmis, rakip bir gol daha atmis... Sari firtina Metin Tekin baslama vurusunda topun basinda bekliyor,hakemde hemen yaninda...Hakem sormus niye baslamiyosun Metin Tekin'in cevabi siz kendi sahaniza geçin basliyacam...


Bir fenerbahçe sariyer maçi...seytan ridvan o sene sariyerde firtina gibi esiyor... fenerbahçeli defans oyuncusu erdogan(arica)bir türlü ridvani durduramiyor...baktiki olmicak bir pozisyonda ridvana;yeter be oglum git acikta cem'in(pamiroglu)kanadinda oyna,belamisin nesin...ridvanda söyle diyor;abi ne kiziyorsun ya zaten cem abi yolladi buraya beni...


--------------------
Play it again,Raphael
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
Wham
mesaj 04.10.2007, 16:33:14
İleti #2



Grup Simge

Grup: Mazi Hocası
İleti: 1,199
Thanks: 3109 *
Katılım: 14.05.2007
Nereden: Istanbul
Üye No: 6



O kadar çok anim varki ama hiç unutamadigim ve o zamanki arkadaslarimin bile hala hatirladigi bir anim..


Bir mahalle maçi yapiyoruz ve çok önemli resmen derby niteliginde yasim o zamanlar 8 yada 9 neyse 7'serlik 2 takim basladik maça ben her zamanki gibi topu kaleciden aldim basladim çalimlara 1 , 2 , 3, 4, 5, 6 ve kaleci ile karsi karsiyayim oraya kadar gelipte golü atmamak olmaz inanin bana karsimdakiler benden fizik olarak ve teknik olarakda çok daha üstün topçulardi ve kaleciyide geçip sol ayagimla golü attim inanin bana hayatimda en büyük sevinci o zaman yasamistim bütün takim arkadaslarim sevinçten uçuyorduk karsi takimin kaptaninin bu sözünü hiç unutamam '' Ulan Serhat helal olsun'' maçta 2 gol daha attim ve kazanmis resmen sampiyon gibi sevinmistik o maçtan sonra amatör takima yazdirdi arkadaslar beni ve ilk maçimi normal boyutlarda toprak sahada 7 nolu forma ile oynamistim forma beyaz mavi renkteydi iste böyle hocalarim benden bu kadar..
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
redline
mesaj 05.10.2007, 18:54:17
İleti #3



Grup Simge

Grup: Emektar Mod.
İleti: 274
Thanks: 1206 *
Katılım: 14.06.2007
Nereden: Istanbul
Üye No: 136



14 sene önce eski oturdugumuz mahallede,kozyatagi bora egtim sahasinda hali saha maçlari yapardik.Kalede kendime olan asiri güvenim ve takim arkadaslarimin becerisi sayesinde çok rahat maçlar çikarirdik...Bazen maç sonunda rakip takim forveti gelip " birdaha getirmeyin bu kaleciyi..." gibi laflar sölerdi...Aradan yillar geçti....Ayni takimda oynadigimiz arkadaslarim beni maça davet etti...Onlari bastan uyardim,eski formumdan uzak oldugumu ve fark yiyecegimizi söledim...Ama inanmadilar...okta önemli bir maçmis...O gün 20 tane gol yedim... Birdaha maç için aramadilar...


--------------------
" Bilmeden yeilliine dm birdamlaym ben , tm dnyann kknde hereyin kayna sen..."
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
ARUZKOLIK
mesaj 05.10.2007, 21:28:44
İleti #4


Affan dedeye para saydm, Satt bana ocukluumu
Grup Simge

Grup: Mazi Hocası
İleti: 1,610
Thanks: 4388 *
Katılım: 21.07.2007
Nereden: Dzce
Üye No: 299
Ruh Halim:



Beni en fazla etkileyen olay,okul takiminda sag açik oynadigim sene ayagimi kirip 2 ay yesil sahalardan ve tahta siralardan biggrin.gif uzak kalisimdir.Orta 2 ya da 3 dü.Az kalsin;yesil sahalardan ve tahta siralardan uzak kalisi,kabus gibi bir sinifta kalisla süsleyecektik.Annemin,bütün esofman,forma ve kramponlarimi ortadan yok etmeside ayni tarihlere rastlar...
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
darko
mesaj 05.10.2007, 22:50:38
İleti #5



Grup Simge

Grup: Mazi Hocası
İleti: 1,159
Thanks: 3544 *
Katılım: 24.05.2007
Nereden: Istanbul
Üye No: 44



13-14 yaslarimdayken bizim mahallenin abilerinin maçini seyrediyordum,derken içlerinden biri sakatlandi geç oyna dediler. Genelde defansta oynardim öyle çokta göze batan futbol yeteneklerim yoktu dogrusu.Daha ilk anlarda aldigim bir pasla minyatür kaleye uzaktan çok sik bir gol attim.Bir anda herkes saskinlikla bana bakmisti. Ben tabi o gazla hayatimin maçini oynadim. Adeta yürüyerek herkese çalim atabilen bir abiye adim attirmamistim.

Ama eski günler geride kalmis artik 2 sene önce hali sahada bir maç yaptik ki o güne kadar 7-8 sene ayagim topa degmemisti daha 10 dakka da bittim adeta ,geri kalan süre içerisinde de savunma da tutmakla yükümlü oldugum henüz yeni 20'li yaslarinda olan arkadasi aramakla geçti


--------------------
MAZINDE BIR TARIH YATAR
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
muratuas
mesaj 06.10.2007, 09:32:41
İleti #6



Grup Simge

Grup: Mazi Hocası
İleti: 971
Thanks: 3199 *
Katılım: 15.05.2007
Nereden: Istanbul
Üye No: 10



evet benimde bir çok futbol anim var tabiki topicin en iyi müsterilerinden olacagim galiba
tabi bizim anilar hem tribünde hem sahada ..sahadakilerden baslayalim..
evet ben top oynadim çok yetenekli fakat çok tembel oldugumdan malum boga burcu futbolcu olamadim tabi genellikle dar gelirli ailelerin çocuklari futbolcu olurdu ben fazla kasmazdim antremanlarda o yüzden zamanla ben futbolu degilde futbol beni birakmistir

ama su kadarini söyliyeyim gerçekten iyiydim ..
mahallede arkadas toplantilarinda ,gençlere bile örnek gösterilirdim..murat abiniz çok klas topçudur diye.. hatta su an süper ligde top oynayan 1-2 arkadasim vardir isimlerini vermiyeyim bazen telefonda de ve istanbula geldiklerinde konusuruz -sen bizden 2 kat daha iyi oynuyordun ama bak biz futbolcu olduk sen olamadin tarzinda laflarla karsilasirim..
olsun bizde kariyerimizi tribünde yaptik

oynadigim mevkiler sol ve sag açik ve forvet arkasiydi..
hatta kartal hali sahasinda oynarken 15 yasinda falanim
sahanin etrafi dolu çokta iyi oynuyorum ..
maçtan sonra biri geldikartini verdi..benimle iletisime geçebilirsin futbolcu olacaksan eger diye..bende o zaman kafalar kim bilir nerde daha yillar sonra onun çok büyük yildizlar yetistiren tamer güney oldugunu ögrendim,gs altyapisinda görev yapiyordu ,emreler ,fatih akyel,okanlari falan a takimina çikarmis tabii ben bunu bilmiyordum

bunu çok yillar sonra ögrendim ne zaman mi arkadaslar fenerli arkadaslar hatirlar hani lorant kovunca fener yönetimi son 8-10 haftayi alt yapidan bir hocayla tamam lamisti..iste o hoca tamer güneydi onu orda gördügümde sok olmustum tabii artik çok geçti 20 li yaslarin sonundaydik

oynadigim dönemde lakabim kosaydi hani su gs li kosecki gerçekten hem oyun stili hemde yüzüm benzerdi hatta bir dönem saçlari onun tarzinda kestirmis bu lakabi perçinlemistim hala -lakabim kosa dir -ama kosanin lakabi rüzgarin ogluydu bilenler bilir..

su anki durum artik samyeli olan bir kosa
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
Mrbom
mesaj 19.10.2007, 02:02:38
İleti #7



Grup Simge

Grup: Administrator
İleti: 4,581
Thanks: 20506 *
Katılım: 26.05.2007
Nereden: stanbul
Üye No: 47
Ruh Halim:



Buda bir yerlerden alinti... biggrin.gif

1970-71 sezonunda yasananlar....
1970-71 sezonu; Ligin son haftasina Galatasaray 40, Fenerbahçe 39 puanla
giriyor...Son hafta Galatasaray Ankara' da PTT ile karsilasirken,Fenerbahçe
Istanbul' da Besiktas ile karsilasiyor...Ankara' dan gelecek iyi bir
haberin hayali ile Fenerbahçe' liler Mithat Pasa stadi tribünlerini
dolduruyor...

Tarih 6 Haziran 1971... Ligde hiç bir amaci kalmamis Besiktas her seye
ragmen onurluca direniyor Fenerbahçe'ye... Ilk devre golsüz kapaniyor...Ancak
önemli bir sorun var...TRT radyo baglantisinda giderilemeyen bir ariza
var... Bir türlü Ankara ile baglanti kurulamiyor...Ikinci devre, maçin 80.
dakikasina kadar durum 0-0... Bu dakikada FB' li Ogün Altiparmak golü
atiyor... Fenerbahçe 1-0 öne geçiyor...Fenerbahçeli idareciler Seref tribününde
golün sevincini yasarken bir haber ulasiyor kendilerine... Galatasaray
Ankara' da PTT karsisinda 2-0 maglup...Sevinçten ne yapacaklarini
sasiriyorlar... Baskan Faruk ILGAZ heyecandan yerinde duramiyor,
dayanamiyor saha kenarina iniyor... Futbolcularina sesleniyor:

''Dayanin...Iki dakika kaldi...Galatasaray 2-0 maglup....Dayanin
çocuklar...''...

Maç 1-0 sona eriyor... Fenerbahçe sampiyonlugu kutluyor...Tribünlerden
atlayan taraftarlar sahaya iniyorlar... Fenerbahçeli oyuncular, Ziya, Nedim,
Ogün, Fuat, Serkan omuzlarda... Tribünler ''Sampiyon...Sampiyon''
tezahüratlari ile inliyor... Sampiyonlugu kutlamak için soyunma odasina iniyor
Fenerbahçeliler... Aradan dakikalar geçtikten sonra TRT hatlarindaki ariza
gideriliyor... Ve Ankara' dan maç sonucu geliyor... Galatasaray 7-1
galip...

Fenerbahçe soyunma odasinda sampiyonlugu kutlayan idareciler ve
futbolcularda ölüm sessizligi... Böylece 6 Haziran 1971 tarihi, lig tarihimize
''Fenerbahçe'nin Sampiyon olmadan Sampiyonluk Turu attigi'' müstesna bir
tarih olarak geçiyor...!


--------------------
Play it again,Raphael
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
okseybilenkiz
mesaj 15.03.2008, 20:51:52
İleti #8



Grup Simge

Grup: Moderatör
İleti: 8,152
Thanks: 40699 *
Katılım: 20.10.2007
Nereden: krklareli
Üye No: 693
Ruh Halim:



SAT !SAT! ULLUKLARA BAK!


fenerbahçe ile galatasaray''ezeli rakipler olarak bilinir.ancak bu konuda bilinen bir başka şey de,zaman zaman bu iki klübün sporcuları arasında görülen ''ezeli dostluktur''.

maçlardaki rekabet,oyun alanları dışındaki dostlugu gölgelememiştir.bunun en hoş örneklerinden biri 1913 yılında futbol maçı sırasında cerayan eden bir olaydır.olayın kahramanları da sporumuzun ünlü isimlerinden sait selahattin cihanoğlu ile galatasaraylı adnan ibrahim.biri takımın hücumdaki güçü,diğeri takımının savunmasının belkemiği.
sait selahattin cihanoglu komple sporcu.yelken,kürek,sutopu,yüzme,tenis hatta hokey oynuyor.bunlardada şampiyonlukları var.ancak en büyük merakı avcılık.afrikada aslan kaplan avlamış.adnan ibrahimde tanınmış avcılardan
sait selahattin ile adnan ibrahim 1913yılının yagmurlu bir gününde yapılacak maça birlikte gelirler.yol boyunca tabi konuştukları konu av olur.özellikle mevsimi gelen çulluk avından söz edip dururlar.stada gelinçe iki arkadaş ayrılır.giyinir ve kendi takımlarının yerlerini alırlar.maç başlar sahada amansız bir çekişme dir gider.
sait selahattin cçhanoğlu güzel bir pas alır.basar çalımı.adnan ibrahimide geçer.önü bomboştur.hızla kaleye yönelir.
adnan ibrahim için yapacak bir şey kalmamıştır.o anda aklına bir kurnazlık gelir ve var gücüyle cihanoğluna seslenir.
-sait,sait çulluklara bak!
av .çulluk sözçükleri cihanoğlu'na futbol macında oldugunu unutturuverir. ve elinde olmadan durup kafasının kaldırır ve çulluk sürüsünü aramaya başlar.cihanoğlunun durmasından yararlanan adnan ibrahim yetişip arkadaşının ayagından topu alır ve takımını bir golden kurtarır.

ALINTI:TERCÜMAN OCUK DERGS 29 UBAT 1980


--------------------
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
Mrbom
mesaj 13.03.2009, 09:15:58
İleti #9



Grup Simge

Grup: Administrator
İleti: 4,581
Thanks: 20506 *
Katılım: 26.05.2007
Nereden: stanbul
Üye No: 47
Ruh Halim:



Üç büyüklerin Rapid maçları ya da savaş günlerinde futbol...

Herkes 1999-2000 sezonunda ampiyonlar Ligi’nde, Galatasaray’ın Milan’la oynadığı ve son dakika penaltısıyla 3-2 kazandığı maçı hatırladı nedense, Sabri Sarıoğlu Bordeaux’ya son dakikada o golü atınca.



Oysa ki Galatasaray, bundan tam 34 sene önce UEFA Kupası’ndaki ilk yolculuğuna da bir son dakika golüyle başlamıştı. Sene 1975’ti. Galatasaray’ın tarihinde ilk kez katılacağı UEFA Kupası’ndaki rakibi Avusturya temsilcisi Rapid Wien’di. Viyana’daki Prater Stadı’nda oynanan maçı Galatasaray 1-0 kaybetmiş, stanbul’a ümitli dönmüştü ama.

Bu maçın rövanşı 10 Ekim 1975, arşamba gecesi oynandı nönü Stadı’nda. Galatasaray maçın ilk yarısında Gökmen Özdenak ve rahmetli evki enlen’in golüyle 2-0 öne geçmişti. kinci yarının ortalarında Avusturya takımın efsanevi santrforu Hans Krankl iğne deliğinden topu geçirerek maçı 2-1’e getirmiş, Galatasaray’ın ümidini de neredeyse söndürmüştü.

Bir gol daha lazımdı Galatasaray’a turu geçmesi için. şte o gol maçın sonunda geldi. Bordeaux maçında olduğu gibi Galatasaray yine bir ölü top kazanmıştı. “Büyük” Mehmet Oğuz, topu kalecinin uzanamayacağı alana müthiş kesmişti. Top, eski bir tezahürattaki gibi “döne döne gelirken”, Gökmen Özdenak o müthiş sıçrayışlarından birini yapıp klasik kafa gollerinden birini atmıştı. Böylece maçı 3-1 kazanarak tarihinde ilk defa katıldığı bu kupada bir üst tura çıkmıştı Galatasaray.

1975’te UEFA macerasına bir son dakika golüyle başlayan Galatasaray’da değişen bir şey yok. Yine son dakika golüyle devam ediyor yolculuğuna. Değişen tek şey, UEFA Kupası’nın 2000’de Galatasaray Müzesi’ne gelmesi. Onun dışında her şey aynı.

Ağlayarak Kur’an-ı Kerim okuyan Fenerbahçeli

Madem söz Bordeaux’dan açılıp Viyana’nın Rapid takımına geldi, Fenerbahçe’nin aynı Rapid Wien’le 1951’de oynadığı olağanüstü maçı anmadan olmaz. imdilerde unutuldu, Avusturya o dönemde Orta Avrupa futbolunun önemli temsilcisiydi Macaristan’la birlikte. şte o Avusturya’nın yeşil-beyazlı Rapid Wien’i, özel maçlar yapmak için gelmişti Aralık ayının son günlerinde stanbul’a.

Kalburüstü oyuncuları vardı Rapid’in, Happel, Hanappi, Körner gibi. şte bu efsane takım ilk karşılaşmasını Galatasaray’la oynamıştı ve maçı 6-1 kazanarak, Ömer Besim Koşalay’ın yorumuyla, “bize ders veren bir oyun göstermişti.”

Sırada Fenerbahçe vardı ertesi gün. oğu insan Rapid’in Fenerbahçe’yi de kolayca süpüreceğini sanıyordu. Nitekim maçtan önce Halit Kıvanç, Fenerbahçe adına ümitsizliğini gazetesindeki satırlara taşımaktan sakınmamıştı: “Orta Avrupa’nın şöhretli Rapid’inden dünküne benzer mükemmel bir futbol bekliyoruz. Bu mükemmel futbolun rakkamla ifadesi de birkaç gollü bir galibiyetten aşağı olmayacaktır sanırız.”

23 Aralık 1951, Pazar günü oynanan maçta o dönemki adıyla “Mithatpaşa Stadyomu” bütün yükünü almış, hkim tepeler bile tıklım tıklım dolmuştu. (O dönemde Yeni Açık Tribü’nü yoktu. Bu yüzden beleş tepelerin hem yekünü fazla, hem de seyircisi.) Herkes Rapid’den gol beklerken Fahir’in olağanüstü çabasıyla müthiş bir gol attı Fenerbahçe.

Bu golden sonra Rapid inanılmaz gayret gösterse de gol atmayı başaramadı. Fenerbahçe bu maçı 1-0 kazanarak yabancı takımlarla oynanan maçlar bahsine Galatasaraylı Haluk San’ın ertesi gün dediği gibi “altın bir sayfa” daha eklemiş oldu.

Bu maç, Türkiye futbol tarihine, Fenerbahçe’nin bir Avusturya takımını yenmesinin dışında o güne dek sahalarda rastlanmayan bir duygu gösterisiyle de geçti: Açık tribünde (yani bugünkü eski açık) bir Fenerbahçe taraftarı maçın oynandığı 90 dakika boyunca, hiç susmadan yüksek sesle Kur’an-ı Kerim okumuştu. Kur’an okurken zaman zaman da ağlayan ama bütün tribünlerden duyulan bu taraftarın tek kişilik sesi, o güne dek tribünlerin duyduğu en duygulu tezahürattı.

Rapid maçı için gökyüzünden ilan yağıyor

Söz Rapid’den açılınca Beşiktaş’ın da Türkiye futbol tarihinde yerini almış özel bir uygulamasını unutmamak gerek. Sene 1942. Harp dönemi. Her ne kadar Türkiye katılmamış da olsa 2. Dünya Savaşı’na, yokluktan, yoksunluktan tüm millet etkileniyordu ister istemez. Elbette kulüpler de.



Kulüpler için o günlerde en önemli gelir kapısı, meşhur yabancı takımları ülkeye davet ederek maç yapmaktı. Yabancı takımlar sayesinde ligde üç-beş bini geçmeyen seyirci sayısı bu özel maçlarda birden 15-20 bine ulaşıyor, kulüpler de böylece finansal olarak ayakta kalabiliyorlardı.

şte bu savaş döneminde Fenerbahçe ve Galatasaray birer maç yapmak için Avusturya’nın Admira takımını getirmeye karar vermişlerdi. (Bu konuda ülkeyi yönetenlerin yol göstermiş olması da söz konusuydu muhtemelen. ünkü Admira Hitler’in takımı olarak biliniyordu ve tarafsız ülkelerde Almanya’nın propagandasını yapmak için özel maçlar yapmasıyla tanınıyordu. O Admira’nın başındaki teknik direktör ise 1954’te Almanya’ya Dünya Kupası’nı kazandıran Sepp Hepberger’di. Yani Helmuth Schön’ün ustası.) Ne ki Beşiktaş da çok istiyordu Admira’yla maç yapmayı. Ancak iki ezeli rakibi kazanacakları parayı bölüşmek istemedikleri için, buna pek de sıcak bakmıyorlardı.

Bunun üzerine Beşiktaş maç yapmak için başka bir takım aramak zorunda kalmıştı. Madem ki ezeli rakipleri bu yola başvurmuştu, Beşiktaş’ın getireceği takım Admira’dan daha havalı olmalıydı. Bu takım da Rapid’di. Ne ki bu Rapid Avusturya’nın değil Romanya’nın Rapid’iydi. Ama o da Avusturyalı adaşı gibi iyi bir takımdı. Meşhur bir takım, stadı dolduracak bir takımdı.

Beşiktaş, Admira’yı sadece kendi aralarında paylaşan Galatasaray ve Fenerbahçe’ye Rapid’le misillemede bulunacaktı. Bunun için de Rapid’i bütün stanbul’a anlı şanlı şekilde duyurmak zorundaydı. şte tam bu anda bazı insanların aklına gelmişti, gökyüzünden el ilanları atarak Rapid’i duyurmak. Hemen ziraat uçağı kiralandı ve bütün stanbul’a “Meşhur Rapid geliyor” yazılı el ilanları atıldı.

Hemen ses getirmişti bu kampanya. lanların gökyüzünden süzüldüğü günün akşamı Fenerbahçe’den bir telefon gelmişti o dönemki adıyla Beşiktaş Gençlik Kulübü’ne: “Rapid’le biz de oynamak istiyoruz” demişti Fenerbahçe adına konuşan yönetici. Dönemin Beşiktaş yöneticisi rahmetli Nazmi Öktem, “o halde biz de Admira’yla oynayacağız” diye yanıtladı Fenerbahçe yöneticisini.

Ertesi gün maçtan alınacak yüzde konusunda bir dizi pazarlık yapıldı üç büyükler arasında. Önce yüzde 20’yle kapıyı açtı Fenerbahçe ve Galatasaray. Ama dönemin Beşiktaş Başkanı Abdullah Kozanoğlu, o meşhur Beşiktaşlı duruşuyla direnmiş ve elde edilecek gelirin üç kulüp arasında eşit paylaşılmasını kabul ettirmişti diğer iki kulübün temsilcisine.

Elbette oynanan bu maçların kaç kaç bittiği pek önemli değil. Önemli olan iki şey var, bugüne kalan. lki Beşiktaş’ın Rapid maçını duyurmak için bütün stanbul’da uçaklarla el ilanı atmasıydı gökyüzünden. (Oysa ki o günlerde savaşan ülkelerdeki halkların üzerine kurşun ve bomba yağdırıyordu “düşman” uçaklarından.)

kinci önemli şey ise büyük kulüplerimizin para kazanmak için Naziler’in “propaganda” takımıyla maç yapmaya can atmasıydı. Hem de niçin? Finansal olarak ayakta kalmak için.



Alıntıdır...



--------------------
Play it again,Raphael
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
Mrbom
mesaj 13.03.2009, 09:24:18
İleti #10



Grup Simge

Grup: Administrator
İleti: 4,581
Thanks: 20506 *
Katılım: 26.05.2007
Nereden: stanbul
Üye No: 47
Ruh Halim:



Yedi kişiyle “Fenar bağçe”ye yedi gol...

Bu tarihteki ilk Galatasaray-Fenerbahçe maçının fotosu. 17 Ocak 1909'da çekildi. Bu maçtan yaklaşık iki yıl sonra aynı sahada oynandı "yedi kişiyle yedi sıfır"lık maç. Saha biraz çamurluydu sadece. Bir de arkada görülen tribünler tamamlanmıştı.

Bugün 12 ubat 2009. Bundan tam 98 yıl önce Galatasaray, Union Club sahasında, o dönemki adıyla “Fenar bağçe”yi* 7-0 yenmişti. Bu maça Galatasaray 6 kişi, Fenerbahçe ise 10 kişi başlamıştı. lerleyen dakikalarda Galatasaray’a bir futbolcu eklendi, Fenerbahçe’den ise bir futbolcu eksildi. Yani maç 7’ye 9 tamamlandı ve bu yedi kişi, kendisinden iki futbolcu fazla oynayan Fenerbahçe’ye tam 7 gol attı.

Niçin takımlar eksiktiler 1911’in o ubat günü? Lodos yüzünden eksiktiler. Elbette lodostan daha çok etkilenen takım da Galatasaray’dı. ünkü oyuncuların bir kısmı stanbul’un Avrupa yakasında oturduğu için Anadolu yakasına geçememişlerdi o gün, vapurlar lodoston dolayı güçlükle çalıştığı için. Fenerbahçe ise bir Anadolu yakası takımıydı ve futbolcularının Boğaz’ı geçme sorunu yoktu. ki takımın da eksik olmasının nedeni bu işte.

Peki bu 7 golü kimler attı “Fenar bağçe” kalesine? Dördünü, Galatasaray’ın dört numaralı kurucusu Celal brahim atmıştı o gün. kisini ise iki numaralı kurucu Emin Bülend. Bir golü de bir numaralı kurucu Ali Sami Yen atmış olsa müthiş bir şifresi daha olacaktı maçın, ama o tek gol dris’ten geldi.



Takımlar sahaya hangi kadrolarla çıkmıştılar? Bununla ilgili iki farklı anlatım var spor tarihinde. Birisi spor tarihçisi merhum Haluk San’a ait bu aktarımların, diğeri ise halen Galatasaray Müzesi’nin Müdürü olan Ali Oraloğlu’na.

Merhum Haluk San’ın verdiği listeye göre Galatasaray’ın kalesinde Ahmet Robenson oynamıştı. Onun önünde de Ali Sami (Yen), Küçük Ali (Tamay), Bekir Hoca (Sıtkı Bircan), Celal (brahim), dris ve Emin Bülend (Serdaroğlu). Merhum Haluk San’ın verdiği listeyle, spor tarihçiliğinin duayeni Cem Atabeyoğlu’nun verdiği listenin aynı olduğunu belirtelim.

Galatasaray Müzesi Müdürü Ali Oraloğlu’nun verdiği listede ise kalede Ali Sami Yen görünüyor. Diğer altı oyuncusu ise Ali (Tamay), Bekir Bircan, Horace Armitage, Celal (brahim), dris ve Emin Bülend.

Ben bu iki liste arasında Sayın Ali Oraloğlu’nun verdiği listenin doğru olduğunu düşünüyorum. ünkü listede yer alan bazı unsurlar, bu tarihi oynayan ve yıllar sonra kendisiyle yapılan bir söyleşide bu maçı da anlatan Bekir Sıtkı Bircan’ın anlatımıyla örtüşüyor.

Galatasaray’ın beş numaralı kurucusu Bekir Sıtkı Bircan, Güven Sayın’ın kendisiyle yaptığı söyleşide bu maçı aynen şöyle anlatıyor:

“… Bir fırtınalı havada Fener’le Kadıköy’de maçımız vardı. Vapurlar güçlükle işliyordu. ayıra vardığımızda takımda sadece yedi kişinin orada mevcut olduğunu gördük. Fener’e bu maçı tehir etmemizi rica ettik; kabul etmediler. “Oynamazsanız biz galibiyet seremonimizi (törenini) yaparız” dediler. Kaptan Emin Bülend yedi kişilik takımı kurdu. O gün sakat olan Ali Sami’yi kaleye aldık. Saha çamurlu ve berbattı. Fakat bu mühim maçı, top kalemize bir kere gelmemek üzere 7-0 gibi açık bir farkla kazandık…”

Özellikle yıllar yıllar sonra yapılan sözlü aktarımlarda büyük tarihsel yanlışlıkların yapıldığı sır değil. Yıllar karıştırılır, kişiler karıştırılır, olaylar karıştırılır. ünkü insan hafızası unutmakla zedeli. Ancak Bekir Sıtkı Bircan’ın bu önemli maçtan yıllar yıllar sonraki sözlü anlatımı diğer tarihi kaynaklarla da örtüştüğü, özellikle de Ali Oraloğlu’nun verdiği listeyi desteklediği için kıymetli.

Kalede kim vardı?

O gün kaleye Galatasaray’ın bir numaralı kurucusu Ali Sami Yen’in geçmesi çok mantıklı. ünkü ilk takımın hafbeki (bugünkü anlamda orta saha) Ali Sami Yen müzmin sakattı. Kronik sakatlığının nedeni de, 1907 yılında Kadıköy’le oynanan ve Galatasaray’ın 3-1 kazandığı maçta ayağının kırılmasıydı. Ali Sami Yen bu önemli sakatlıktan sonra bir daha futbol oynamadı. Takım eksik olduğu için kaleye geçmesi bu yüzden çok mantıklı işte. (Tabi bunu söylerken Ali Sami’nin kalede, takımın asıl kalecisi Ahmet Robenson’un ise savunma ya da orta sahada oynamış olabileceği ihtimalini dışlıyor değiliz.)

Galatasaray’dan bu maçta yedi gol yiyen Fenerbahçe’nin o günkü maç kadrosu konusunda ise hiçbir tartışma yok. Spor tarihçilerimize göre Fenerbahçe o günkü maça şu kadroyla çıktı: Ali Sait, Galip, Sabri, Heanny, zzi, Fethi, efkati, Memiş, Tevfik ve Yahya. Kaleci Ali Sait maç oynanırken sakatlandığı için sahayı terkediyor. Bu nedenle Fenerbahçe de 10 kişi başladığı maçı 9 kişi tamamlıyor. Kaleye de sırayla geçiyor sahada kalan futbolcular.

Eğer Ali Sami’nin Galatasaray kalesine geçtiği doğruysa, her iki takımın da maçı asıl kalecileriyle tamamlamadığını söylemek gerek. Ancak hemen şu da eklenmeli ki, bu maçta Fenerbahçe’nin 7 gol yemesini tek başına kalecisinin sakatlanmasına bağlamak hiç de doğru değil. 7 kişiden yenen 7 golün temel nedeni iki takım arasındaki müthiş güç farkı aslında.

Evet o günkü Galatasaray gerçekten çok güçlüydü. Fenerbahçe ise aynı oranda zayıf. Galatasaray, Konstantinopolis Futbol Ligi’nin son şampiyonuydu ve bu unvana, bir önceki sezon bütün maçlarını kazanarak ve sadece iki gol yiyerek ulaşmıştı. Rakiplerine oranla gerçekten çok kuvvetli bir kadrosu vardı. Fenerbahçe’nin kadrosu ise oldukça zayıftı. Fenerbahçe kadrosu için bir anlamda eski bir Galatasaraylı olan “Kulaksızzade Galip ve arkadaşları” deyimini kullanmak hiç de yanlış olmaz. Evet, Galip ve arkadaşları. ünkü o takımın en iyi futbolcusu gerçekten Galip’ti (Kulaksızoğlu).

Bu tarihi maçın oynandığı sezonda Fenerbahçe’nin bütün maçlarını kaybederek ligi sonuncu bitirmesi de destekliyor “zayıf takım” tezini. Kaldı ki aynı Fenerbahçe, yine aynı sezon, ligde yer alan Galatasaray’ın ikinci takımına da 5-0 yenilmişti.

(Burada bazı spor tarihçilerinin Fenerbahçe’yi 5-0 yenen ekibin, Galatasaray’ın ikinci takımı değil Progrs adlı başka bir takım olduğunu ileri sürerler. Ne ki bu tez doğru değildir. ünkü Galatasaray’ın ikinci takımı Progrs adını bir sonraki sezonda aldı. (Fransızca “ilerleme”, Osmanlıca ise “terakki” anlamına gelen Progrs adı, doğrudan ttihat ve Terakki’den esinlenerek konulmuştur. Nitekim bu takımın adı daha sonra Altınordu olarak değişecek, kulübün fahri başkanlığına da Dönemin Başbakanı ve ttihat ve Terakki’nin üç liderinden birisi olan Talat Paşa getirilicekti.)

Zaten Fenerbahçe tarihçisi merhum Rüştü Dağlaroğlu da, “Fenerbahçe Spor Kulübü Tarihi 1907-1957” adlı kitabında, Fenerbahçe’yi 20 Kasım 1910 tarihinde 5-0 yenen takımın Galatasaray olduğunu belirterek bu konuda hiçbir tartışmaya mahal bırakmaz.

Bu “yedi kişiyle yedi sıfırlık” maç, 100 yıllık rekabet tarihinin hiç kuşkusuz şahikası, yani zirvesidir. Eşsizdir, biriciktir. Bir maçtan daha çok, bir darbımesel, bir menkıbedir. Efsanedir.

Her iki takım da bu maçtan sonra altışar gollü galibiyetler almalarına rağmen (evet, 4 Mayıs 1913’te Galatasaray Fenerbahçe’yi 6-0 yenmişti), hiçbir zaman yedi gollük bir galibiyete ulaşamadılar. “Yedi kişiyle yedi sıfır”ı efsaneleştiren de biraz budur.

Galatasaray kendi mütevazılığı içinde bu maçı hiçbir zaman öne çıkarmadı, çıkarmıyor. Ama bu, “yedi kişiyle yedi sıfır”ın unutulduğu anlamına gelmesin. “Yedi kişiyle yedi sıfır”, camianın kollektif belleğinde çok önemli bir anı ve miras durumunda. Hiç unutulmadı. Unutulmayacak da.

Nereden biliyoruz bunu? 23 ubat 1936’da oynanan ve Fenerbahçe’nin 6-1 galibiyetiyle biten maçta Aslan Nihat’ın henüz çok toy olan 18 yaşındaki Gündüz Kılıç’a gürlemesinden. O maçın sonlarında, Galatasaray 6-1 gerideyken elleri belinde maçı seyreden genç Gündüz Kılıç’a sormuştu Aslan Nihat, “niçin koşmuyorsun” diye. Ve Gündüz Kılıç’tan duyduğu “galibiyet için ümidimiz yoktur” yanıtı karşısında da çok kızmıştı Aslan Nihat. “Abilerimizin rekorunu onlara kırdırmayacağız” diye kükremişti genç futbolcuya.

Aslan Nihat’ın “kırdırmayacağız” dediği rekor bu rekordu işte. Yedi kişiyle yedi gol rekoru. “Abilerimiz” dediği ise Celal brahimler, Emin Bülentler, drisler, Bekirler, Aliler’di.

şte o rekor bundan tam 98 yıl önce bugün kırıldı. O halde söylemenin vaktidir gür bir sesle, o “abilerimizi” rahmet ve saygıyla anarak: Bugün bayram çocuklar.

* Fenerbahçe’nin ilk isminin ve okunuşunun “Fener bağçe” olduğu sır değildir. Ancak “Fener” diye bilinen kelimenin aslında “Fenar” diye yazıldığına dikkatimi Prof. Dr. Sait Naderi çekti. “Fenar bağçe”nin ne zaman “Fenerbahçe”ye dönüştüğü güzel bir inceleme konusu aslında. Okumadım ama belki bu sorunun yanıtı “Asr-ı Fener”de veriliyordur.

Alıntıdır...


--------------------
Play it again,Raphael
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:

Konuya link ver...
Forum iin... (BBCode)
HTML Kullanm...
Direk link...

2 Sayfa V   1 2 >
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

Collapse

> Benzer Balklar

  Başlık Yantlar Konuyu Balatan Okunma Son Faaliyet
No New Posts Futbol Oyunu
10 sea1764 4,197 19.03.2013 - 22:23:38
Gn: mehmet yelolu
No New Posts Futbol Balesi
4 sea1764 2,777 20.08.2011 - 01:38:06
Gn: loreyeno
No New Posts Futbol Topunun Gelişimi
0 alpino 1,289 21.03.2011 - 02:41:24
Gn: alpino
No New Posts Futbol Balesi
0 alpino 1,369 15.03.2011 - 04:35:49
Gn: alpino
No New Posts Futbolcu Çıkartmaları
Figurine Panini
7 darko 3,953 03.02.2011 - 11:23:59
Gn: sahaf


 



RSS Basit Görünüm Tarih : 21.08.2019 - 21:53:52
.: Destekleyenler & Desteklediklerimiz :.
Seksenliyillar.Com | 80ler.Com | sinemabuyusu.com | Kingofcollectors | Seksenler.Forumotion | sekerkizcandy.com | Captano.net