IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

> Sairler, Siirler ve Yazarlar

Blm Kurallar

80'ler ve ncesine ait Edebiyat ile ilgili konular bu balk altnda aabilirsiniz.

Gzel Paylamlar

 
Reply to this topicStart new topic
Engin Turgut
Candy
mesaj 23.06.2010, 11:56:00
İleti #1



Grup Simge

Grup: Forum Demirbaşı
İleti: 3,593
Thanks: 16025 *
Katılım: 14.12.2007
Nereden: Ankara
Üye No: 1,499
Ruh Halim:



1957'de stanbul'da doğdu. Üsküdar Akşam Lisesi’nden mezun oldu. Tezghtarlıktan barmenliğe, gümrük komisyonculuğundan banka memurluğuna, düzeltmenlikten reklm yazarlığına kadar birçok çeşitli
işlerde çalıştı. iir, yazı ve resimle iç içe yaşıyor. 10 kişisel resim sergisi açtı ve karma sergilere katıldı. Küs adlı şiir kitabıyla 1993 yılında Orhon Murat Arıburnu iir Ödülü’nü kazandı.


YAPITLARI:


iir: Kışkırtıcı Erguvan, st: iir Atı 1987; Küs, st: Telos, 1992;
Bayan Elma, st: No 27, 1997; Aşk: Canım Benim!, Antalya nsan
iir Defteri, 1998; Aşkın Kırk bir Hali, st: Hera, 1998,Mucize
Tozları, st: Benseno, 2002; Mahcup, Ankara: Hayal Yayınları 2006;
Hiçbir Zamana Sığmayan, Denemeler, Ankara: Hayal Yayınları 2006,
57 Model Chevrolet Ya da Küçük Caz arkıları, st. Artshop Yayınları
2007, Suyun Rüyası, st. Artshop Yayınları 2008


Kendi kaleminden kendisi;

ocukluğumda bile şiiri aradım durdum ve her şeye bir sanatmış gibi bakarak kendimi kirlenmiş ruhlardan ve hayatlardan uzak tutmaya çalıştım. Sevmesini bilirseniz zihnen de, bedenen de genç kalırsınız. Kendimi öğrenmeye adadım. Canım ne istiyorsa onu yaptım. ocukluğumda en büyük gıda olan sevgiyi ailem ve çevrem esirgemedi benden. ocuklar her şeyi bilir. Ne kadar hüzünlü bir çocukluk geçirdiysem de gülümsemek denilen erdem içimden hiç silinmedi. Hem bir şair demiş işte: “Büyümek için çocukluğumuzu dışlamak zorunda değiliz.” Trajedi ve komedi arasında yuvarlanıp gidiyoruz. Sanırım yeryüzüne şair olarak gönderildim ben!

Engin TURGUT


--------------------
Uzun yrmelerden
Sonra bitkin derek
Bu bir ocuk oyunu:
Ben seni ektim ekerek
imdi hangi kitaplardan
reneceksiniz onu,
Gelmiyorsa baz eyler
ocukluktan geerek
.
.
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
Candy
mesaj 23.06.2010, 11:56:59
İleti #2



Grup Simge

Grup: Forum Demirbaşı
İleti: 3,593
Thanks: 16025 *
Katılım: 14.12.2007
Nereden: Ankara
Üye No: 1,499
Ruh Halim:



SUDAK MASAL

Bana hep yağmur armağan edildi
Koynumu ısıran hayal makasları bir de

Anılar sokağından dışarı çıkamadım hiç
Uzun mektuplar yazdım, kimseler okumadı
Yine de bağışlardım çocukluğumun kalbini kıranları
Kendimle söyleştim kimi zaman
Kimi zaman başkalarının düşleriyle yıkandım
Bahçeyi sevdim en çok
Bana gülümseyen ağaçları
Mavi bir keman sesiydi yutkunduğum
Eksikti şiirlerim, resimlerim, sevinçlerim
Kağıtlar, kelimeler ve renkler oyuncaklarımdı
Denize bakmayı severdim de içine giremezdim
Boğulmaktan korkardım, güz yaşındaydım
Kendi içimde kaybolmuş gibiydim
Kime şikayet etseydim korkularımı bilemezdim
Kimse maskesini çıkarmıyordu yüzünden
Ele vermiyordu kimse kendisini
Akdenizli bir hüzün yalıyordu yüzümü
ncinen bir anlam taşıyordu gözlerim
Taşıyordum başkalarından ve kendimden

Hiç kimseyi kıskanmadım ve sevmedim kalabalığı
iirin ve resmin evinde tenha durmak yetiyordu
air gibi yaşadım, kendi hayatımı yaşayamadım
Belki kendimi, belki hayatın sırrını, belki hiçliğin tadını
Belki birey olabilmenin kahredici yalnızlığını
Kim bilir belki de küçük avuntularla kendimi kandırıyor
Ya da kendime katlanmaya çalışıyordum
Belki de hızlı çeviriyordum sayfalarını ruhumun
Ve sonunda ben de kendime alıştım

arkılar mırıldanır vedalara tutunurdum
Beyhude olduğunu bile bile
Kelimelerin gurbetine düşerdim
Bazen küserdim kelimelere
Bazen şımartırdım onları
Arkadaşlığın lunapark gönlü konuşkandı
Saflığın çiçeği güzel ve derin kokardı
Asla somurtmazdı gecenin ışığı
Bahçeyi nasıl sevdiysem avluyu da öyle sevdim
Haddini bilmek konusunda üstüme yoktu
Fakat haddini bilmeyenlere en ağır cezaydı yokluğum
Yokluğun da bir fiyakası vardı çünkü
Ve bilirdi dostlarım bir heves çocuğu olduğumu

Sonra çok sıkılırdım yosun tutmuş hayatlardan
Ağzı nektar kokan hiç kimseydim, belki de çok kendimdim
Aşk suçu işliyordum durmadan ve dudağımda neşeli bir ıslık
Anılar nehri akıyordu şuramdan ve herkes düşlerine aşıktı
Kurmaca bir hayatım olmadı hiç
Bu yüzden mi roman yazamıyordum, bilmiyordum
Bilmemenin tadını çıkarırdım, sahilde bir imgeyle yürümenin
Yıldızlarla akraba olmanın tadı başkaydı
Kazanmak bana göre değildi, kaybedenlerdendim
Cömertti kalbim, nerede üşüyen bir ruh görse onu ısıtırdı
Tutkulu ve gönlü bol bir sabırsızdım
Hiçbir anıyı terk edemeyecek kadar vefa doluydu kalbim
Acırdı hep masum ve ıssız yanım
Hem panik hem atak bir sızıydım
Güzel bir şiir okuduğum zaman içim yanar ağlardım
Bir dostun iyilik dolu bakışıyla sarhoş olurdum
Sarhoşluk eskimeyen mesleğimdi benim
Rakı içmek teselliydi bana, şiir gibi
Meyhane bir gülümseme bahçesiydi benim için
Hayat bir başka kokuyordu incirin ve narın yanında
Türkülerin ve şarkıların yanında
Hayat hiç devrilmiyordu üzerime
Kinaye yok, öfke yok, kibir yoktu
Savrulmak vardı başka diyarlara
Gençliğin mavi sularına savrulmak vardı

Kaçıp kurtulamıyordum bana her şeyini veren
Elimden tutan, beni en derin maceralara götüren
Bana sadık, beni hiç aldatmayan stanbul’dan
stanbul su gibi bir rüyanın kardeşliğiyle akardı
Arkadaşlığın ülkesinde mahcup kalandım
Bir aşk tiryakisiydim kiraz kadınların bulutlarına sarılacak kadar
Yaz damlıyordu çakırkeyif gönlümden
Yalnızlığımın uykusuz komşusuydu stanbul
Ve ben stanbul’u kadehime koyar
Sonsuzluğu ve kendimi içerdim

Ten ve gül arasında kanatsız melekler üzgün
Kime inansam adresini terk ediyor
Kime inansam önce o öldürüyordu beni
Hayatı hep yeniden okumak çabasıyla demlenirdi
u benim şaşkın ruhum
Ve benim şu esrik ruhumu kim dansa kaldıracaktı

Hasret yontucusuydum
Ve el değmemiş bir sürgündüm sizdeki aşka
iirin bulutlarına çarpa çarpa koşardım
Kuşlara kadar yolum vardı, bilirdim
Ve son yazların iflah olmaz divane çocuğuydum
Eskimeyen bir efkarla yıkanırdı gövdem
Yaşsız bir masaldım, sıkılmanın altın çağını yaşardım
Mahsur kalırdım delirmiş bir yaranın içinde
Ne çabuk kirlenir ve çürürdü her şey
Hassas ve kırılgan, dalgın ve sevimli bir budalaydım
Her gün gül açardım korkudan
Defosuz hayatlardan ahşap rüyalar çıkarırdım kendime
Kendime bir su gibi akardım
Su düş görür, su acıkır, su sırrını açardı bana
Suyun kanatları ve aklı vardı
Suyun görgüsüyle emzirirdim kelimelerin ruhunu
Güz evinde oturur, güneş biriktirirdim kalbimin avlusunda

Bana hep yağmur armağan edildi
Koynumu ısıran hayal makasları bir de

ENGN TURGUT


--------------------
Uzun yrmelerden
Sonra bitkin derek
Bu bir ocuk oyunu:
Ben seni ektim ekerek
imdi hangi kitaplardan
reneceksiniz onu,
Gelmiyorsa baz eyler
ocukluktan geerek
.
.
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
Candy
mesaj 23.06.2010, 12:10:04
İleti #3



Grup Simge

Grup: Forum Demirbaşı
İleti: 3,593
Thanks: 16025 *
Katılım: 14.12.2007
Nereden: Ankara
Üye No: 1,499
Ruh Halim:



BAHAR HANIM

Bahçemizde bir cümleydiniz bahar hanım,
kalbinize bir bulut gibi girerdim,
bilirsiniz aşk hep kaybederdi
bir melekle yer değiştirirdi ruhumuzun iç kanaması
heves hiç uyumazdı rüyalarımızda,
durmadan bir mermer daha kopardı şuramızdan,
dağılan bir mürekkebin lezzetiydiniz,
mektuplarınızla boşluğunuz arasında
gümüş tüyler dökülür,
masanızda kimseye gönderilemeyen yoksul bir şiirin çocukluğu dururdu!..

Sizin meleğinizi hiç üzmedim bahar hanım,
kelimelerin gurbetinden geçiyoruz,
şiir hep genç ve yetim bir şey değil midir bahar hanım,
çilek sizi mırıldanıyor, herkes kendisini kiraz sanıyor,
sanıyorum sizin adresiniz de kendisini bir mektup sanıyor,
dili tutuluyor yazların
siz yazları terkedeli kaç yaz geçti allahaşkına!..

Bahar hanım, bahar hanım,
siz sonbaharın gövdesine bir kere yayılın,
tatlı bir kahve söyleyin kendinize
Hafız’dan, Erol Bey’den, Dede Efendi’den,
efendime söyleyeyim, hüzzamlar dinleyin,
çünkü elleriniz ormanda çalışanların feneri, pusulası gemicilerin,
elleriniz güneş burkulması,
bakın kalbinizi saymıyorum,
o hep bir ay tutulması!..

yiliğin sokakları dar,
suluboya bir haziran bekliyor kapımızda,
akşamlar hiç susmuyor, dünyanın sayfaları gibi
her gün hayata açılıyorsunuz, yağmurunuz herkese yağmıyor,
kuşlar kadar yalnız ve garip uçmaktasınız!..

Bana suyunuzu ve nefesinizi bırakıp neden gittiniz
Bahar hanım, bahar hanım, keşke bir hayl olsaydınız!..

Engin Turgut


--------------------
Uzun yrmelerden
Sonra bitkin derek
Bu bir ocuk oyunu:
Ben seni ektim ekerek
imdi hangi kitaplardan
reneceksiniz onu,
Gelmiyorsa baz eyler
ocukluktan geerek
.
.
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:

Konuya link ver...
Forum iin... (BBCode)
HTML Kullanm...
Direk link...

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

Collapse

> Benzer Balklar

  Başlık Yantlar Konuyu Balatan Okunma Son Faaliyet
No New Posts Engin Evin
5 hale 2,743 09.04.2017 - 12:54:55
Gn: hazan
No New Posts Engin Cezzar
2 80kua 1,903 01.02.2017 - 14:13:15
Gn: sahaf
No New Posts Turgut Ören
1924-2011
2 sahaf 2,148 07.02.2013 - 22:57:47
Gn: sahaf
No New Posts Turgut Uyar.
2 rainbowbrite 1,590 20.12.2012 - 12:20:34
Gn: Candy
No New Posts Engin Koç
10 sahaf 5,277 21.08.2012 - 03:56:50
Gn: Adore


 



RSS Basit Görünüm Tarih : 18.08.2019 - 05:14:07
.: Destekleyenler & Desteklediklerimiz :.
Seksenliyillar.Com | 80ler.Com | sinemabuyusu.com | Kingofcollectors | Seksenler.Forumotion | sekerkizcandy.com | Captano.net