IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

> Fikralar - Masallar - Hikayeler

Blm Kurallar

Kkken byklerinizden dinlediiniz fkra,masal ve hikayeleri bu blmde paylaabilirsiniz

Gzel Paylamlar




 
Reply to this topicStart new topic
40 Çeşme Hikayesi
sahaf
mesaj 07.10.2007, 17:22:36
İleti #1



Grup Simge

Grup: Forum Demirbaşı
İleti: 6,127
Thanks: 28783 *
Katılım: 30.05.2007
Nereden: Zeytinburnu / Vargeller
Üye No: 68
Ruh Halim:




Bu hikaye beni düsünmeye sevk etti dostlar.

 

Istanbul devamli bir su problemi içerisindedir. Bu problemin çaresi asirlar önce Kanuni zamaninda, Mimar Sinan'in günlerinde konusulmus ve en büyük çare Sinan'la bulunmustur. Istanbul'un o günkü nüfusu çogalinca Kanuni Sultan Süleyman, Sinan'i çagirir, der ki:
"Mimarbasi, halkimiz su ihtiyaci içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkimizin bu su ihtiyacini karsilamak için birseyler düsünmez misiniz?"



Mimarbasi der ki:

"Sultanim siz müsaade buyurun, ben Istanbul'un çevresini bir dolasayim, disarida mevcut sulan Istanbul'a getirmenin mümkün olup olmadigini bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm."

Ve Sinan Aga atina biner, yanina yardimcilarini da alir, ekmece'den baslayarak kiyilan dolasir, Besiktas'a kadar istanbul'un kiyilarinda, dereleri, akan sulan tespit eder. Bu sularin önü örüldügü, baraj yapildigi takdirde nereye kadar yükselir, nereden nereye kemer yapilarak Istanbul'a getirilebilir, bunun günlerce hesabini yapar ve Kanuni'nin huzuruna çikar. Sultan sorar:

"Mimarbasi, Istanbul'a su getirmek mümkün müdür?" Mimarbasinin cevabi:

"Beli sultanim, mümkündür. Ancak çok agir bir sarti var."

"Nedir o mimarbasi?"

"Sultanim, altin dolu keseleri uç uca dizmek sartiyla ancak Istanbul'a su gelebilir."

Kanuni'nin cevabi su olur:

"Mimarbasi sen Istanbul'a su getirmenin mümkün olup olmadigini söyle. Eger mümkünse ben keseleri uç uca degil, yan yana dizmeye raziyim."

Bunun üzerine Mimar Sinan kollari sivar ve Istanbul'un disindaki sulan Kagithane civarinda belli yerlerde toplar, oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak Istanbul'a getirir ve sehrin belli meydanlarinda umumi çesmeler yaparak suyu akitir. Bu çesmelerin tamami da kirki bulur. Ve Kirk esme sulari akmaya baslar.

O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadigi için sular bosa akip gitmektedir. O gün çok pahaliya mal olan suyu artik bostanlara, yollara akitmak istemiyorlar ve ilk defa Istanbul'da lüle dedikleri muslugu çesmelere koyuyorlar.

Su böylesine pahaliya geldigi ve kiymet kazanmaya basladigi için Kanuni bir ferman çikanr, der ki: "Istanbul meydanlarindaki umumi çesmeler halkin malidir. Hiç kimse bu çesmelerden gizlice yeraltindan evine su alamayacaktir."

Bu umumi kaidenin bir istisnasini da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan'a iletilir. Denir ki: "Sen Istanbul'a böylesine güzel bir çalisma sonunda kirk çesme sularini getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin."

Ve Süleymaniye civarindaki meydan çesmesinden Sinan'in evine özel olarak yol yapilir ve su akitilir. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kisi olur.

Mimar Sinan Sehzadebasi Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne'deki Selimiye Camiini yaptiktan -sonra yaslanir. Devir hep öyle geçmemistir. Itibarinin yüksekte oldugu devirde, kendisinin kiymetini takdir edenler bir bir bu dünyadan göçmüslerdir. Kanuni vefat etmistir, yerine baska padisahlar geçmistir. Ve Sinan 99 yasina gelmistir. evresindeki dostlari göçtügü için de kendisi istanbul'da adeta yapayalniz kalmistir. Ve yeni bir nesil yetismistir.

Bir gün Sinan'in kapisina birisi gelip dayanir. Kapiyi çalar. Sinan bastonuna dayanarak kapiyi açar, "Buyurun" der.

Gelen meçhul ihsan, "Ben Topkapi Sarayi postacisiyim. Sizi divana çagiriyorlar. Herhalde bir sorusturmaya tabi tutulacaksiniz" der.

Sinan Aga, bu ihtiyar halinde, dostlarinin tümünün göçüp gittigi, kendisini eserleri insaat halindeyken görenlerin kalmadigi bu ihtiyar dünyada, "Acaba Topkapi Sarayina niye çagiriliyorum?" diye bastonuna dayana dayana gider.

Saraya girer, orada bir sorusturma heyeti kurulmustur: Kadilar, ulemalar, müftüler, o günün vükelasi. Sinan'a söyle derler: "Sinan Aga, hakkinda sikayet var. Eve su almak yasak oldugu, hiç kimse evine özel olarak su almasin' diye padisah fermani oldugu halde, sizin evinizde özel su varmis."

"Evet," der, "Cihan Padisahi bana öyle özel olarak müsaade etmisti. Istanbul'a yaptigim, su hizmetinden dolayi sadece benim sahsima su müsaade etmisti de almistim."

"O zaman su müsaadenizi, fermam görelim de ses çikarmayalim. Kimseye verilmemesine ragmen, sizinki devam etsin."

Sinan'in cevabi su: "Ben o zaman Cihan Padisahindan ferman istemekten hicap etmistim. Fermanim falan yok, ama su benim evimde akiyor."

Divan müskül durumda kalir, konusmalar olur: "Sinan büyük hizmetler etmistir, evinde suyu aksin." Oradan baskalari cevap verir: "Bu l-i Osman'a hizmet eden sadece Sinan mi? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardir. Ya onlarin da evine özel su verilsin, ya da Sinan'a da bu ayricalik taninmasin."

Divanda uzun münakasalar olur, son olarak verilen karar sudur: "Sinan gibi diger hizmet edenlerin de evine su baglanamayacagina göre, Sinan'a verilen su kesilmeli, fakat simdiye kadar kullandigi su fermansiz kullandigi için bir cezaya mucip olmamalidir."

Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir degil. ünkü Sinan hizmetini Allah için yapmistir. Kendisine bir ayricalik taninsin, özel bir mükafat verilsin diye degil.

Ve Sinan 100 yasina girerken hastalanir yataga düser. Vefat sirasinda bir bezi suya batirip da dudagina çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmiyor. Istanbul'a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder. Vefat sirasinda bu olayi basinda konusanlara verdigi cevap enteresandir:

"Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düskünü degiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptik ve mükafatini da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmedigi için müteessir degiliz."

Bu olayin bizlere verdigi mesajlar vardir. Dünyaya, sana, söhrete, dosta, ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli. Dünya öyle güvenilecek, insanlar öyle bel baglanacak kadar vefali degillerdir. Sartlar degisir, bugün sirtimiz çok saglam yerde olur, çok itibarli insanlarla yakinligimiz olur. Ama yarin bir de bakariz ki, onlarin hepsi göçüp gitmis, biz de dayanacak kimse bulamamisiz.

Derler ya: "Duvara dayanma yikilir, insana güvenme ölür." Öyleyse fani seylere dayanmamali, fani seyleri gaye edinmemelidir. Allah'a dayanmali, Allah'a güvenmeli ve yaptigimiz hizmetleri de Allah rizasi için yapmaliyiz. Insan bu tecelli karsisinda hayiflanmaktan kurtulamiyor:

 

"Hey gidi dünya hey. Istanbul'u suya kavusturan Sinan susuz evde vefat ediyor."

 


 

,


--------------------
Titresin bir mum alevinde o eski gnler, bir gm ereveden seyret yine maziyi, bir nezaketli ince sz duyar da belki, o sararm resmin hayat bulur yeniden.
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
alibaba
mesaj 15.12.2008, 06:43:58
İleti #2



Grup Simge

Grup: Moderatör
İleti: 2,625
Thanks: 10695 *
Katılım: 20.08.2007
Nereden: Izmir
Üye No: 438
Ruh Halim:



kulakları çınlasın, sahaf'la bu kırk çeşme öyküsü ile ilgili olarak yazışmıştık. Geçenlerde Mimar Sinan'ın kendi yazdırdığı hatıralarını, Hayat Tarih Mecmuasında okudum. Gerçekten Bu kırk çeşme öyküsü var ancak bazı detaylar farklı. lk olarak Mimar sinan evine su hattı bağladığı ile ilgili bir şey yazmamış. yine ilginç olan bir konu çeşmelerden bu sular akmaya başlayınca, Koca sinan'ı çekemeyen insanlar bu suyun tadı, kokusu bozuk. sanki akar su gibi değil de kuyu suyu gibi demişler.

nankörlüğün böylesi zor bulunur herhalde.

şin can alıcı tarafı, hikayenin sonunda anlatılan Sinan'ın yargılanması ile ilgili konu, hatıralarda yok. bunu araştırıyorum. bir bilgi elde edebilirsem buraya yazacağım.

Koca Sinan'ın vefatı ile ilgili fazla bir detay da bulamadım.


--------------------
her mesajm imzamdr
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
Fosforlu
mesaj 09.07.2009, 15:00:06
İleti #3



Grup Simge

Grup: Pre Elit Yazar
İleti: 437
Thanks: 2573 *
Katılım: 25.05.2009
Nereden: yeilam
Üye No: 5,042



QUOTE(kurukafa @ 15.12.2008, 07:43:58) Misafirlere Kapal Link. Linkleri Grebilmek in ye Olunuz.
kulakları çınlasın, sahaf'la bu kırk çeşme öyküsü ile ilgili olarak yazışmıştık. Geçenlerde Mimar Sinan'ın kendi yazdırdığı hatıralarını, Hayat Tarih Mecmuasında okudum. Gerçekten Bu kırk çeşme öyküsü var ancak bazı detaylar farklı. lk olarak Mimar sinan evine su hattı bağladığı ile ilgili bir şey yazmamış. yine ilginç olan bir konu çeşmelerden bu sular akmaya başlayınca, Koca sinan'ı çekemeyen insanlar bu suyun tadı, kokusu bozuk. sanki akar su gibi değil de kuyu suyu gibi demişler.

nankörlüğün böylesi zor bulunur herhalde.

şin can alıcı tarafı, hikayenin sonunda anlatılan Sinan'ın yargılanması ile ilgili konu, hatıralarda yok. bunu araştırıyorum. bir bilgi elde edebilirsem buraya yazacağım.

Koca Sinan'ın vefatı ile ilgili fazla bir detay da bulamadım.



Bir ara mail gruplarında dolaşıyordu bu olay.Hikaye demiyorum çünkü gerçek payı varmış..Sinan'ın yargılanması ile ilgili kaynak bulunamamasının sebebi ortada bir ferman bulunamamasından kaynaklanıyordu.ama böyle bir durum söz konusu imiş.aynı zamanda karaman belediye başkanı olan Mimar Dr. Kamil Uğurlu'nun ‘‘Mimar Sinan'ın Su yapıları'' başlıklı çalışmasında yer alıyor.

BÜTÜN zamanların en büyük mimarlarından biri olan ve 16. yüzyılda stanbul'u susuzluktan kurtaran Mimar Sinan'ın, evine kaçak su hattı çekmekten yargılandığı ortaya çıktı.SK'nin 5-8 Mayıs'ta düzenlediği ‘‘Osmanlı Su Medeniyeti'' konulu uluslarası sempozyuma bir bildiriyle katılan Dr. Uğurlu, olayı Sultan Murat'ın 1569'da verdiği bir fermana dayandırdı.

Dr. Uğurlu'nun iddiasına kaynaklık eden ferman, Ahmet Refik Bey'in (Altınay) 1917'de yayımladığı ‘‘Onuncu Asr-ı Hicri'de stanbul'' isimli eserinin 40. sayfasında yer alıyor. Olay daha önceleri, Sinan üzerine başka kaynaklar da ortaya atılmış ama ferman bulunamadığı için kuşkuyla karşılanmıştı. Eskilerin ‘‘cihanşumul'' yani uluslararası bir şöhrete sahip diye adlandırdığı bir mimar hakkında, ‘‘evine izinsiz su almıştır, yaptığı çeşmeye aldığı su usulsüzdür, cezalandırılmalıdır'' diye bir şikayetin yapılmış olması çoğu kişiye pek inandırıcı gelmemişti.

Kaldırımcıların şerri

Dr. Uğurlu'nun çalışmasına ve diğer kaynaklara göre şikayeti yapanlar, Sinan'ın iş vermediği mimarlardı. Aslında, bir fermanla Sinan'ın yargılanmasını buyuran Sultan Murat, 1564'te kayda geçirdiği bir başka fermanla Mimarbaşı'nın yargılanmasına giden yolu açmış. Sultan Murat bu fermanında, Sinan'ı, Osmanlı mülkünün bulunduğu uçsuz bucaksız topraklarda tek yetkili mimar olarak atamış ve ona geniş yetkiler vermişti.

Matematik ve geometri konusunda engin bir bilgiye sahip olan, tüm yapılarını anti sismik bir temelde kuran Mimar Sinan, mesleki dalda yapılan hatalara karşı çok hassas davranmasıyla da ünlüydü. Yanında çalışmaya layık gördüğü mimarlara, ‘‘Unutmayın mimarlık bir nevi tabiatla inatlaşmaktır. Bina ettiğiniz her yapının altına sığınan insanın, ona Allah tarafından verilen en büyük hediye olan hayatından sorumlusunuz'' demişti. Bunu dedikten sonra, sorumsuz davrananları asla affetmemiş, önemli yanlışlar yapanları mimarlıktan men etmişti. Sinan'ın mimarlıktan aldığı meslek erbabına o dönemde ‘‘kaldırımcılar'' denilmekteydi. ünkü, meslekten men edilme sonrasında sözkonusu mimarların elindeki, gökkubbeyle yeryüzünü birbirinden ayırma yetkisi alınmış oluyor, böylece onlara sadece kaldırım döşeme işi kalıyordu!

Kaldırımcılardan bir kısmı kendilerine verilen cezayı sineye çekmiş, bir kısmı ise hayatlarını Mimar-ı Hassa'nın yani Sinan'ın açığını bulmaya adamıştı. Titizliği, dürüslüğü ve kadirşinaslığıyla ünlü Sinan, kaldırımcıların aradığı bu fırsatı hayatının sonuna doğru onlara kendi elleriyle sunmuş. Sultan Murat'ın babası Sultan Süleyman, Sinan'a sağlığında bir çeşme inşa ettirmiş. Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Sinan, bu çeşmenin bitişiğinde kendisine bir ikametgah yaptırmış. Bitişiğindeki çeşmenin oluğundan boşa akıp giden suyu küçük bir boru ile kendi evinin çeşmesine akıtmış.

Doğrudur, Kadı Efendi

Aslında Sultan Murat'tan isteseymiş tabi ki evinin çeşmesine izinli su alabilirmiş ama yanında boşa akıp giden suyu görünce basireti bağlanmış. Üstelik bir de evinin çeşmesinin arka kısmına su haznesi yapıp suyu depolamış ve günde üç defa bu sudan çeşmenin önündeki yalağa su doldurup, hayvanlarının içme suyunu karşılamış. Olay anında saraya intikal ettirilmiş ve Sultan Murat, stanbul Kadısı'na yolladığı bir ferman ile Mimar Sinan hakkında derhal soruşturma açtırmış.

Bu soruşturmanın sonucunun ne olduğu hiçbir kaynakta belirtilmiyor. Fakat, Koca Sinan'ın soruşturma sırasında kadıya verdiği cevabın aynen şöyle olduğu söyleniyor:

‘‘Doğrudur Kadı Efendi Hazretleri, doğrudur...''

stanbul’un su sorununu çözmüştü

Evine kaçak su çekmekle itham edilen Mimar Sinan, dünya mimarlık tarihinde su kültürünün en önemli halkalarından biri olarak kabul ediliyor. nşa ettiği köprü, sebil, hamam, çeşme, şadırvan ve sarnıçların büyük bir bölümü hala ayakta olan Sinan, susuzluktan kırılan stanbul'u suya kavuşturmuş. Kanuni Sultan Süleyman'ın kendisinden kuraklık sorununu çözmesini istediği Sinan, su havzalarında üç aylık bir inceleme sonunda, su sorununun 10 yıllık bir çalışmayla çözüleceğini bildiren bir projeyle padişahın karşısına gelmiş. Su yolu inşaatı 1554'te başlayıp 1563'te bitirilmiş. Sinan, işini üstelik fazlasıyla verdiği süreden bir yıl önce tamamlamış. Mimarbaşı, suyu dağları, ovaları aşırarak Kırkçeşme dağıtım tesisine kadar getirmekle yetinmeyip, kentin her yanına çeşmelerle donatmış. Kırkçeşme tesisinin açıldığı sıcak temmuz sabahı stanbullular, çeşmelerden gürül gürül akan suyun müziğiyle uyanmış. Uzun Kemer, Kovuk Kemer, Güzelce Kemer, Mağlova Kemeri (Üstte) ve Müderrisköy Kemeri yüzyıllara meydan okuyarak hala dimdik ayakta ve stanbul'a su taşımaya devam ediyor.

Alıntı

Bu dünya böyle nankör bir dünya işte.Allah gani gani rahmet eylesin.
mezar taşında şöyle yazmaktadır: ''geçti bu demde cihandan pir-i mimaran sinan''


--------------------
''...Korkulu gnler bunlar.Kimse tek k yakmyor.Bu gidile,gemilerin klar grnnceye kadar da yakacaklar yok..Gemileri bekliyoruz...''
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:

Konuya link ver...
Forum iin... (BBCode)
HTML Kullanm...
Direk link...

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 



RSS Basit Görünüm Tarih : 21.08.2019 - 09:46:15
.: Destekleyenler & Desteklediklerimiz :.
Seksenliyillar.Com | 80ler.Com | sinemabuyusu.com | Kingofcollectors | Seksenler.Forumotion | sekerkizcandy.com | Captano.net