IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

 
Reply to this topicStart new topic
Atatürk'ün Biyografisi
alikusu
mesaj 09.10.2007, 07:46:47
İleti #1



Grup Simge

Grup: Moderatör
İleti: 2,492
Thanks: 9952 *
Katılım: 08.07.2007
Nereden: Bakent
Üye No: 236



  MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN BIYOGRAFISI (1881-1938)

Mustafa Kemal Atatürk 1881 yilinda Selnik'te Koca kasim Mahallesi,
Islhhne Caddesi'ndeki üç katli pembe evde dogdu. Babasi Ali Riza
Efendi, annesi Zübeyde Hanim'dir. Baba tarafindan dedesi Hafiz Ahmet
Efendi XIV-XV. yüzyillarda Konya ve Aydin'dan Makedonya'ya
yerlestirilmis Kocacik Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanim ise
Selnik yakinlarindaki Langaza kasabasina yerlesmis eski bir Türk
ailesinin kizidir. Milis subayligi, evkaf katipligi ve kereste ticareti
yapan Ali Riza Efendi,
1871
yilinda Zübeyde Hanim'la evlendi.
Atatürk'ün bes kardesinden dördü küçük yaslarda öldü, sadece Makbule
(Atadan) 1956 yilina degin yasadi.



Küçük Mustafa ögrenim çagina gelince Hafiz Mehmet Efendi'nin mahalle
mektebinde ögrenime basladi, sonra babasinin istegiyle Semsi Efendi
Mektebi'ne geçti. Bu sirada babasini kaybetti (1888).
 Bir süre Rapla
iftligi'nde dayisinin yaninda kaldiktan sonra Selnik'e dönüp okulunu
bitirdi. Selnik Mülkiye Rüstiyesi'ne kaydoldu. Kisa bir süre sonra
1893 yilinda Askeri Rüstiye'ye girdi. Bu okulda Matematik ögretmeni
Mustafa Bey adina "Kemal" i ilave etti.
1896-1899
yillarinda Manastir
Askeri Iddi'sini bitirip, Istanbul'da Harp Okulunda ögrenime basladi.
1902
yilinda tegmen rütbesiyle mezun oldu., Harp Akademisi'ne devam
etti.
11 Ocak 1905'te yüzbasi rütbesiyle Akademi'yi tamamladi.

1905-1907 yillari arasinda Sam'da 5. Ordu emrinde görev yapti.
1907'de
Kolagasi (Kidemli Yüzbasi) oldu. Manastir'a III. Ordu'ya atandi.
 19
Nisan 1909'
da Istanbul'a giren Hareket Ordusu'nda Kurmay baskani olarak
görev aldi. 1910 yilinda Fransa'ya gönderildi. Picardie Manevralari'na
katildi. 1911 yilinda Istanbul'da Genel Kurmay Baskanligi emrinde
çalismaya basladi.



1911 yilinda Italyanlarin Trablus garp’a hücumu ile baslayan savasta,
Mustafa Kemal bir grup arkadasiyla birlikte Tobruk ve Derne bölgesinde
görev aldi.
 22 Aralik 1911'de Italyanlara karsi Tobruk Savasini
kazandi. 6 Mart 1912'de Derne Komutanligina getirildi.



Ekim 1912
'de Balkan Savasi baslayinca Mustafa Kemal Gelibolu ve
Bolayir’daki birliklerle savasa katildi. Dimetoka ve Edirne'nin geri
alinisinda büyük hizmetleri görüldü.
1913
yilinda Sofya Atese
militerligine atandi. Bu görevde iken 1914 yilinda yarbayliga yükseldi.
Atese militerlik görevi Ocak 1915'te sona erdi. Bu sirada I. Dünya
Savasi baslamis, Osmanli Imparatorlugu savasa girmek zorunda kalmisti.
Mustafa Kemal 19. Tümeni kurmak üzere Tekirdag'da görevlendirildi.



1914
yilinda baslayan I. Dünya Savasi'nda, Mustafa Kemal anakkale'de
bir kahramanlik destani yazip Itilaf Devletlerine "anakkale geçilmez!
" dedirtti.
18 Mart 1915'te anakkale Bogazini geçmeye kalkan Ingiliz
ve Fransiz donanmasi agir kayiplar verince Gelibolu Yarimadasi'na asker
çikarmaya karar verdiler.
25 Nisan 1915'
te Ari burnu’na çikan düsman
kuvvetlerini, Mustafa Kemal'in komuta ettigi 19. Tümen Conkbayiri'nda
durdurdu. Mustafa Kemal, bu basari üzerine albayliga yükseldi.
Ingilizler 6-7 Agustos 1915'te Ariburnu'nda tekrar taarruza geçti.
Anafartalar Grubu Komutani Mustafa Kemal,
 9-10 Agustos'ta Anafartalar
Zaferini kazandi.
Bu zaferi 17 Agustos'ta Kireçtepe,
21 Agustos'
ta II.
Anafartalar zaferleri takip etti. anakkale Savaslarinda yaklasik
253.000 sehit veren Türk ulusu onurunu Itilaf Devletlerine karsi
korumasini bilmistir. Mustafa Kemal'in askerlerine "Ben size taarruzu
emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!" emri cephenin kaderini
degistirmistir.



Mustafa Kemal anakkale Savaslarindan sonra 1916'da Edirne ve
Diyarbakir'da görev aldi.
1 Nisan 1916'da tümgenerallige yükseldi. Rus
kuvvetleriyle savasarak Mus ve Bitlis'in geri alinmasini sagladi. Sam
ve Halep'teki kisa süreli görevlerinden sonra 1917'de Istanbul'a geldi.
Velihat Vahidettin Efendi'yle Almanya'ya giderek cephede incelemelerde
bulundu. Bu seyahatten sonra hastalandi. Viyana ve Karisbad'a giderek
tedavi oldu.
15 Agustos 1918
'de Halep'e 7. Ordu Komutani olarak döndü.
Bu cephede Ingiliz kuvvetlerine karsi basarili savunma savaslari yapti.
Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasindan bir gün sonra,
31 Ekim 1918
'de
Yildirim Ordulari Grubu Komutanligina getirildi. Bu ordunun
kaldirilmasi üzerine
13 Kasim 1918'
de Istanbul'a gelip Harbiye
Nezreti'nde (Bakanliginda) göreve basladi.

Mondros Mütarekesi'nden sonra Itilaf Devletleri'nin Osmanli ordularini
isgale baslamalari üzerine;
 Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettisi olarak 19
Mayis 1919'
da Samsun'a çikti. 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayimladigi
genelgeyle "Milletin istikllini yine milletin azim ve kararinin
kurtaracagini " ilan edip Sivas Kongresi'ni toplantiya çagirdi.



23 Temmuz - 7 Agustos 1919
tarihleri arasinda Erzurum,
 4 - 11 Eylül
1919
tarihleri arasinda da Sivas Kongresi'ni toplayarak vatanin
kurtulusu için izlenecek yolun belirlenmesini sagladi.
27 Aralik
1919
'da Ankara'da heyecanla karsilandi.
23 Nisan 1920
'de Türkiye Büyük
Millet Meclisi'nin açilmasiyla Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasi
yolunda önemli bir adim atilmis oldu. Meclis ve Hükümet Baskanligina
Mustafa Kemal seçildi Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtulus Savasi'nin
basariyla sonuçlanmasi için gerekli yasalari kabul edip uygulamaya
basladi.



Türk Kurtulus Savasi 15 Mayis 1919'da Yunanlilarin Izmir’i isgali
sirasinda düsmana ilk kursunun atilmasiyla basladi.
10 Agustos 1920

tarihinde Sevr Antlasmasi'ni imzalayarak aralarinda Osmanli
Imparatorlugu'nu paylasan I. Dünya Savasi'nin galip devletlerine karsi
önce Kuv-yi Milliye adi verilen milis kuvvetleriyle savasildi. Türkiye
Büyük Millet Meclisi düzenli orduyu kurdu, Kuv-yi Milliye - ordu
bütünlesmesini saglayarak savasi zaferle sonuçlandirdi.



Mustafa Kemal yönetimindeki Türk Kurtulus Savasinin önemli asamalari sunlardir:



Sarikamis (20 Eylül 1920),
Kars (30 Ekim 1920) ve
 Gümrü'nün (7 Kasim 1920) kurtarilisi.

ukurova, Gazi Antep, Kahraman Maras Sanli Urfa savunmalari (1919- 1921)

I. Inönü Zaferi (6 -10 Ocak 1921)

II. Inönü Zaferi (23 Mart-1 Nisan 1921)

Sakarya Zaferi (23 Agustos-13 Eylül 1921)

Büyük Taarruz, Baskomutan Meydan Muhaberesi ve Büyük Zafer (26 Agustos 9 Eylül 1922)

Sakarya Zaferinden sonra 19 Eylül 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi
Mustafa Kemal'e Maresal rütbesi ve Gazi unvanini verdi. Kurtulus
Savasi, 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlasmasi'yla sonuçlandi.
Böylece Sevr Antlasmasi'yla paramparça edilen, Türklere 5-6 il
büyüklügünde vatan birakilan Türkiye topraklari üzerinde ulusal birlige
dayali yeni Türk devletinin kurulmasi için hiçbir engel kalmadi.



23 Nisan 1920
'de Ankara'da TBMM'nin açilmasiyla Türkiye Cumhuriyeti'nin
kurulusu müjdelenmistir. Meclisin Türk Kurtulus Savasi'ni basariyla
yönetmesi, yeni Türk devletinin kurulusunu hizlandirdi.
 1 Kasim 1922'de
hilfet ve saltanat birbirinden ayrildi, saltanat kaldirildi. Böylece
Osmanli Imparatorlugu'yla yönetim baglari koparildi.
13 Ekim 1923'te
Cumhuriyet idaresi kabul edildi, Atatürk oybirligiyle ilk cumhurbaskani
seçildi.
30 Ekim 1923
günü Ismet Inönü tarafindan Cumhuriyet'in ilk
hükümeti kuruldu. Türkiye Cumhuriyeti, "Egemenlik kayitsiz sartsiz
milletindir" ve "Yurtta baris cihanda baris" temelleri üzerinde
yükselmeye basladi.



Soyadi Kanunu geregince, 24 Kasim 1934'de TBMM'nce Mustafa Kemal'e "Atatürk" soyadi verildi.



Atatürk, 24 Nisan 1920 ve 13 Agustos 1923 tarihlerinde TBMM
Baskanligina seçildi. Bu baskanlik görevi, Devlet-Hükümet Baskanligi
düzeyindeydi.
29 Ekim 1923 yilinda Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk
ilk cumhurbaskani seçildi. Anayasa geregince dört yilda bir
cumhurbaskanligi seçimleri yenilendi.
1927,1931, 1935 yillarinda TBMM
Atatürk'ü yeniden cumhurbaskanligina seçti.



Atatürk sik sik yurt gezilerine çikarak devlet çalismalarini yerinde
denetledi. Ilgililere aksayan yönlerle ilgili emirler verdi.
Cumhurbaskani sifatiyla Türkiye'yi ziyaret eden yabanci ülke devlet
baskanlarini, basbakanlarini, bakanlarini komutanlarini agirladi.



15-20 Ekim 1927
tarihinde Kurtulus Savasi'ni ve Cumhuriyet'in
kurulusunu anlatan büyük nutkunu, 29 Ekim 1933 tarihinde de 10. Yil
Nutku'nu okudu.



Atatürk özel yasaminda sadelik içinde yasadi. 29 Ocak 1923'de Latife
Hanimla evlendi. Birçok yurt gezisine birlikte çiktilar.
 Bu evlilik 5
Agustos 1925
tarihine dek sürdü. ocuklari çok seven Atatürk Afet
(Inan), Sabiha (Gökçen), Fikriye, Ülkü, Nebile, Rukiye, Zehra adli
kizlari ve Mustafa adli çobani manevi evlat edindi. Abdurrahim ve Ihsan
adli çocuklari himayesine aldi.



1937
yilinda çiftliklerini hazineye, bir kisim tasinmazlarini da Ankara
ve Bursa Belediyelerine bagisladi. Mirasindan kiz kardesine, manevi
evlatlarina, Türk Dil ve Tarih Kurumlarina pay ayirdi. Kitap okumayi,
müzik dinlemeyi, dans etmeyi, ata binmeyi ve yüzmeyi çok severdi.
Zeybek oyunlarina, gürese, Rumeli türkülerine asiri ilgisi vardi. Tavla
ve bilardo oynamaktan büyük keyif alirdi. Sakarya adli atiyla, köpegi
Fox'a çok deger verirdi. Zengin bir kitaplik olusturmustu. Aksam
yemeklerine devlet ve bilim adamlarini, sanatçilari davet eder, ülkenin
sorunlarini tartisirdi. Temiz ve düzenli giyinmeye özen gösterirdi.
Dogayi çok severdi. Sik sik Atatürk Orman iftligi'ne gider,
çalismalara bizzat katilirdi.



Fransizca ve Almanca biliyordu.
 10 Kasim 1938 saat 9.05'te yakalandigi
siroz hastaligindan kurtulamayarak Istanbul'da Dolmabahçe Sarayi'nda
hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasim 1938 günü törenle geçici
istirahatghi olan Ankara Etnografya Müzesi'nde topraga verildi.
Anitkabir yapildiktan sonra nsi görkemli bir törenle 10 Kasim 1953
günü ebedi istirahatghina defnedildi.

(alintidir)


--------------------

Birinin kp; bu bir kamera akas, kameraya el sallayn demesini bekliyorum .. Hayat, o derece yani !
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:
camgz
mesaj 19.10.2009, 16:51:40
İleti #2



Grup Simge

Grup: Yazar
İleti: 177
Thanks: 856 *
Katılım: 26.09.2009
Üye No: 5,745



Atamızın ngilizce Hayatı
He was born in 1881 in Salonica, then an Ottoman city, now in Greece. His father Ali Riza, a customs official turned lumber merchant, died when Mustafa was still a boy. His mother Zubeyde, a devout and strong-willed woman, raised him and his sister. First enrolled in a traditional religious school, Mustafa soon switched to a modern one. In 1893, he entered a military high school where his mathematics teacher gave him the second name Kemal, which means perfection, in recognition of young Mustafas superior achievement. He was thereafter known as Mustafa Kemal. MUSTAFA KEMAL ATATURK On a day of 1881, a male child was born in a pink house located at the district of Ahmet Subaşı, city of Salonika, which is inside Greek boundaries today. Father Ali Rıza whispered the name of the child to his ear. "MUSTAFA." Before Mustafa ,Zübeyde Hanım and Ali Rıza Bey had three children named Fatma,Ömer and Ahmet. When Mustafa was born none of those children were alive. Mother Zübeyde Hanım was a pretty Turkmen woman strictly devoted to religious beliefs.The ancestors of Zübeyde Hanım were known as a branch of Turkmen tribe. They immigrated from Anatolia to Rumelia during the conquest of Rumelia by the Ottomans and settled in Sarıgöl subdistrict located west of the Vodina district in west Makedonia. It is thought that this tribe came there from Konya or Aydın provinces of Anatolia. Father Ali Rıza was a resident of Salonika and his father was Ahmet Efendi .His uncle Hafız Ahmet Efendi, a teacher in the district school, was nicknamed as "Red Hafız Efendi" because of his red beard. At the time, Father Ali Rıza was working as a customs officer. Later, he quit and established a partnership with a timber trader Cafer Efendi. He was also involved with brine trading for some time. Ali Rıza passed away at the young age of 47. What were left from Ali Rıza Bey to Zübeyde was two mecidiyes (40 kuruş) idow salary,7 year old Mustafa and his sister Makbule. SCHOOL YEARS Mustafa started school while his father was still alive. Ali Rıza Beys desire was to send Mustafa to the newly-opened emsi Efendi school so that he would get a contemporary education although Zübeyde Hanım wanted him to attend a traditional school where mostly prayers and hymns were taught. This caused arguments inside the family and eventually a concensus was reached. Mustafa put on his brand new clothes , grabbed his embroidered bag with the Holy Koran inside and started the traditional school, following his mothers wish, with a traditional ceremony accompanied with prayers and hymns. However, just a few days later, he changed his mind and started emsi Efendi school. In this way, he managed to make both Zübeyde Hanım and Ali Rıza Bey happy. Mustafa Kemal had to be indebted to his father for it was him who opened his sons path with modern and contemporary ideas. However, unfortunately Ali Rıza Bey would not be able to see the success of his son Mustafa "RISING OVER ANATOLIA LIKE THE SUN." Ali Rıza Beys death in the November of 1893 due to apparent economical inconveniences made it impossible for the remaining family members to live in Salonika. Thus, Zübeyde Hanım went to Rapla farm by Langaza near Salonika where her mother Ayşe Hanıms stepbrother Hüseyin Ağa was working as the steward. Hüseyin Ağa took good care of Zübeyde Hanım and the children but Mustafa did not want to stay in the farm for a long time. HIS AMBITION WAS TO GET A GOOD EDUCATION AND BE A GREAT MAN A decision was made to return to Salonika where Mustafa began to attend a secondary civil servant school. However, things were not fine. One day, he was severely punished by his teacher "Kaymak Hafız Efendi" for he had quarreled with one of his classmates. He was also in a continuous disagreement with one of the other teachers "Copur Hafız Nuri Efendi". All these events drove him to extreme furiosity and made him quit the school. This event was one of the milestones in his life. He made the decision to choose his real place: the Military. MILITARY LIFE It is not possible to think the armed forcess and the nation as seperate. When the nation falled into trouble, the armed forces assisted the state and the nation. The armed forces always have been one of the foundation stones for the state and the nation in the history of the Turks. After a short time(1893) Mustafa Kemal enrolled to military middle school, he provided acceptance of himself to his friends...
Go to the top of the pagePM
 
+Quote Post
Bu iletiye teekkr edenler:

Konuya link ver...
Forum iin... (BBCode)
HTML Kullanm...
Direk link...

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 üye:

 



RSS Basit Görünüm Tarih : 24.08.2019 - 22:06:50
.: Destekleyenler & Desteklediklerimiz :.
Seksenliyillar.Com | 80ler.Com | sinemabuyusu.com | Kingofcollectors | Seksenler.Forumotion | sekerkizcandy.com | Captano.net