Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected the timezone 'UTC' for now, but please set date.timezone to select your timezone. in /home/anilarim/domains/anilarim.net/public_html/nostalji/forum/sources/ipsclass.php on line 824

Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected the timezone 'UTC' for now, but please set date.timezone to select your timezone. in /home/anilarim/domains/anilarim.net/public_html/nostalji/forum/sources/ipsclass.php on line 827

Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected the timezone 'UTC' for now, but please set date.timezone to select your timezone. in /home/anilarim/domains/anilarim.net/public_html/nostalji/forum/lofiversion/index.php on line 598
Anılarım.Net > Sizin Hiç Kediniz Oldumu ?
Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Sizin Hiç Kediniz Oldumu ?
Anılarım.Net > NOSTALJİ VE MAZİ > Diğer Kalanlar
çalikusu
Benim oldu, çocukluğumda ilk evcil hayvanımda bir kediydi ,sonra kuşlarım balıklarım oldu ama kedi başka bir şey ve ben yıllar sonra yeniden bir kedi sahibi oldum,aslında yoksa omu benim sahibim oldu oda başka bir konu unsure.gif
onun kucağıma yatıpda mırıl mırıl sesini dinlemek bebek gibi ,ki zaten bebek 2.5 aylık ,sevgi beklemesi,sevgi gösterileri yapması sonra onula evde kovalamaca oynamak, sonra onu uyurken seyretmek,sonralar hiç bitmeyecek anlaşıldı rolleyes.gif..
size yakışıklımı göstereyimmi..
işte burdaaaa laugh.gif

raymond
Olmaz mı hiç ?..rolleyes.gif
Üç kedim oldu... Kedilerim, yaşamımın 20 yılını kapladı (1979-1999)....
İlk kedim -Minnoş'um- (kedilerimin bilindik, basit isimleri vardı, ama elbette benim için çok anlamlıydılar) eve geldiğinde 1,5 aylıktı... O çağlardaki bir kediden beklenilmeyecek kadar olgun, dizlerimde uyuyacak kadar insana yakın... O kucağımda uyurken eğilip mırıltısını dinlemek o kadar ilginç ve keyifliydi ki... Dolu dolu bir 5 yılın ardından 1984'ün sonbaharında bir akşamüzeri yolun kenarında bir ağacın altında gördüm onu, derin bir uykuya dalmıştı, çocuk yüreğimle çarpıp kaçan arabaya ve o arabanın sahibine neler neler söylemiştim içimden... Ve ağlamıştım günlerce...
İkincisi (cinsinden dolayı zahmete girmeden adını da Tekir koymuştuk) 1985-1988 yılında evimize misafir oldu... Bütün sevgime, ilgime karşın ısınamadı eve... Sokağa çıktığında da mutlaka kavga ederdi (bir kedi için kavgadan daha normal ne olabilir soruları akla gelebilir haklı olarak, ama durum burada anlatamayacağım kadar vahimdi)... Bir gün kayboldu gitti...
İlk oğluşum, Minnoş'umdan ve onu hiç beklenmedik bir biçimde yitirişimden sonra (üstüne bir de ikinci oğluş Tekir'in yaşattığı tecrübe de varken) bir kez daha kedi sahibi olup olmama hususunda ciddi tereddütler yaşarken, aslında ilk Minnoş'umun üstüne başka bir kediye aynı şekilde sevgi gösterebilir miyim diye düşünürken, 1988 yılında, baharın yaza döndüğü günlerden birinde evimize istemeden girmiş 1'er aylık iki kızkardeşten, minik pençeleri korkuyla tül perdeye takıldığı için kaçamayan birisinin -sevimli kızım, ikinci Minnoş'umun- yaşamımın bundan sonraki 11 yılını renklendireceğini nereden bilebilirdim?..rolleyes.gif
O kadar sevimli, o kadar tatlı, o kadar güzel (özellikle gözleri) ve o kadar asildi ki... İlerleyen zamanda benim ses tonumdan veya bazı hareketlerimden bile ne yapacağımı, kendisine herhangi bir yiyecek verip vermeyeceğimi, kısa mesafelere yapacağım yürüyüşlere onun da katılmasını isteyip istemediğimi bilir ve ona uygun biçimde davranırdı...
Kendisine hep şefkat gösterdim... Bazen o sevimli suratını dikerek bana bakar, ben de ona iltifat ederdim... Ben iltifat ettikçe nasıl şımarırdı bir bilseniz...
1990-1994 arasındaki üniversite eğitimim sırasında haftalarca, aylarca ayrı kalmış olmamıza rağmen eve geliş-gidişlerimde aynı coşkuyla, aynı heyecanla vakit geçirirdik... Kızım daha köşenin başından görünmemle birlikte, eğer o sırada her zamanki yerindeyse, koşarak değil, adeta zıplayarak gelirdi yanıma...
Yıl 1999.... Temmuz sonları ya da Ağustos başları... Birkaç aydır keyifsiz olduğunu gördüğüm kızımın son birkaç haftadır epeyce farklılaşan, yavaşlayan hareketleri, onun hasta olduğunun işaretiydi adeta... Ama ahhh... Bunu farkettiğimde, daha doğrusu hastalığının ciddiyetini kavradığımda çok ama çok geçti... Birkaç günü yatarak, güç bela tamamlayan Minnoş'um, son bir gayretle gitti, hem de izini belli etmeden... Ölümünü göstermedi asil meleğim sad.gif...
alibaba
Dur bakalım Dilekten önce ben bir şeyler yazayım.
Benim hiç kedim olmadı ablaaa. ama kedilerle birlikte büyüdüm. bizim kocaman bir bahçemiz vardı. aynı bahçe içinde iki tane evden birinde biz otururduk, diğerinde komşumuz otururdu. bahçeye bitişik apartmanın ikinci ve üçüncü katında oturan kedisever komşularımız, her gün komşumuzun çatısına tavuk eti ve daha bir sürü yiyecek atardı. kediler sokaktan bizim bahçeye bahçeden yan evin çatısına tırmanıp yiyeceklerine ulaşırdı. her gün bu sahneye şahit olurdum. karınları doyan kediler, çatının muhtelif köşelerine kurulup yalanmaya koyulurlardı. neyse efendim. bizim yan komşu taşındı onun yerine gelenler pek kedi seven türden olmadıklarından herhalde bir ağız dalaşı sonrası yemleme faaliyeti başka bir mahalde devametti.
Candy
İtiraf etmeliyim ki kedilerden fazlaca hoşlanmam.Ama son zamanlarda üst üste öyle çok şey yaşadım ki onlarla ilgili hislerim farklı bir boyut kazanmaya başladı.

İlk vaka annemlerin yazlıktaki bahçesini bir kedi alilesinin mesken etmesiyle başladı.Anne kedinin henüz bir ayını doldurmamış çok sevimli bir yavru kedisi vardı.Akşamları babanın da katılımıyla tam bir aile saadeti içindeydiler.Taa ki bir sabah babamın büyük bir üzüntüyle yavru kediye bir arabanın çarptığını haber vermesine kadar. sad.gif İnanamadık ilkin,kabul edemedik,öylesine küçük ve tatlıydı ki..İşin en iç burkucu tarafı annenin yavrusunu beslediği bahçenin o köşesinde günlerce nerdeyse kıpırtısız bir şekilde yavruyu beklemesiydi. cray.gif

Derken sonradan edindiğim ve keşke daha önce hayatıma girseydi diye hayıflandığım bir dostumun kedilere olan düşkünlüğü ve yaşadıkları aldı aklımı.Sokaktan edindiği yavru kedilere annelik yapmasını,onlara insanmışcasına verdiği tuvalet eğitimi ve derken kedilerin gizemli bir şekilde ortadan kaybolması.Günlerce gözyaşı döktü.Şimdilerde bir anne ve iki yavruya ev sahipliği yapıyor ve ben birinin isim annesi oldum,zeytin koydum adını.smile.gif

Ve şimdi de okuduğum bu satırlar..

Çalıkuşum kedin çok şeker,inşallah daha pek çok güzelliği birlikte paylaşırsınız.smile.gif

Sevgili raymond yazdıklarını okurken itiraf etmeliyim ki gözyaşlarımı tutamadım. sad.gif Özellikle son kediniz Minnoş'un o asil ölümü kalbimi dağladı.Ancak çok duyarlı ve asil bir insanda görülebilecek kadar naif bir tavır.İnanılmaz..!
RENK
Prenses Daisy , Pamuk Prenses , Acar , Sürmeli , Cici , Arsız , Mercan ....kedilerimden bazılarının özenle seçilmiş isimleri...

Çok kedi büyüttüm , çocukluğum kedi beslemekle geçti hatta abisinin düğününde salondaki misafirlere '' pardon , yemeğiniz bittiyse alabilirmiyim diye saçma bir soru sorarak misafirlerin önünden kedileri için döner toplayan bendeniz , abisini ve ailesini tüm davetlilere rezil edecek kadar çok severdi kedilerini smile.gif)
Ama en çok en son baktığım ve sarı beyaz olan kedim Cici'nin gözümün önünde 5 yavru doğurmasını unutamam...

Bir de aynı raymond'ın yaşadığına benzer bir şey yaşadım...
canım kedim Sürmeli'ye gözümün önünde minibüs çarptı ama ben çocuk aklımla kediciğim havalara zıplarken onu arı soktuğunu falan zannettim sonraki manzara onu arı sokmaığını giden minibüsün çarptığını acı bir şekilde anlattı...günlerce ağladım günlerce..

bu kedimin bir özelliği de ben kendisini kundak yapıp ayağımda sallıyordum ve o da hiç sesini çıkarmadan duruyordu:))
çine bebek kaçmıştı sanırım:))
canım kedilerim benim , ben hepinizi çok ama çok sevdim...

kedilerin huyundan suyundan iyi anlarım , mesela onlar hırpalanmaktan hiç hoşlanmazlar , sakin sakin sevilmekten ve güven duydukları bir kucakta uykuya dalmaya bayılırlar ama bazıları kedileri döver gibi sever ya işte buna dayanamam!!

çalıkuşu , senin yakışıklı da yakışıklıymış gerçekten:))
mavi
Aaaaa Kedim olmazmı hiç ?? çocukluğum kediler ve köpeklerle geçti. Ben köy çocuğuyum evimizin avlusunda hiz olmazsa en az beş kedi olurdu. Hala oluyor. Kedileride Köpekleride çok severim. Köpeğimde çok oldu. Bu aralar büyük şehrin kıskacındayım bu sebepten bu güzel hayvanlardan uzağım ama iyiki onlarla iç içe bir çocukluk geçirmişim...
PROTOSS
Hayır olmadı smile.gif

Böyle bir cevap vereyim de yanlış anlaşılmasın. Annem kedilerden korkardı. İşte zamanında bir kaç olay duymuş, kadın evinde kedi besliyormuş, sonra rahatsızlanmış, ciğerlerinden topak olmuş kedi tüyü çıkmış, kist yapmış vs. türü haberler. Çocuklarını da yaklaştırmazdı haliyle kedilere. Benim kedilerle ilk tanışıklığım, apartman arkasında kalan bölgede yaşayan kedilere yemek artıkları atarak başladı. Tabi bu biraz da deneme yanılma yoluyla olduğu için (havuç, patates, soğan vs. smile.gif ) aşağıdaki komşuların bunu yer mi kedi diye azarlarına da maruz kaldığım oluyordu. Yemek seçtiklerini nerden bileyim laugh.gif Sonra ki tanışıklığım eniştem sayesinde oldu, iki tane kedisi var. Evlerine gittiğimde ara sıra seviyorum falan ama eve al bir tane deseler aman yok derim. Uğraşamam kediyle, suyuydu, yemiydi, temizliğiydi zor gelir. Tembel olduğumdan bahsetmiş miydim oho.png
çokseybilenkiz
QUOTE(çalikusu @ 03.05.2010, 14:58:03) *


önce bir fotograftan karakter analizi yapalım:)
çok akıllı bir kedi orası kesin. dumanlar çok zeki olur zaten(en cana yakını sarmanlardır ama )
ayrıca çok eğlençeli vede şakaçı ayriyettende çok iyi kalpli ve arkadaş canlısı .
tabi bunlar kedinin değil çalıkuşumun özellikleri .ama bilinmesi gereken şudur ki kediler birlikte yaşadığı insanın huyunu alır,örnek olarak kedinin birlikte yaşadığı insan çapkınsa kedi 'de onun gibidir, yalancımıdır o insan kedi ondan beter'dir.insan dost canlısımıdır kediside öyledir
benimkiler bana benzer ,çogu zaman bana bile yüz vermezler benim gibi yalnızlığı severler.benim gibi dakiktirler sabahın 6'sında beni uyandırır akşam iş dönüşü beni yolda karşılarlar.benim gibi cips ve bisküvi yemesini severler.benimle birlikte film izleyip ben kitap okurken dikkatle beni izlerler.

işte kediler böyledir.varlıkları ile huzur,yoklukları ile hüzün verirler
bende bu tatlı badem'e uzun ömürler diliyorum
oldkid
Özetle olmadı, olmayacak...

Bir türlü sevemedim kedileri, belki kokularından, belki aşırı bağımsız hallerinden. İnsan eve alınan bir canlının kendine bağımlı olmasını ister diye düşünürüm. Doğada bağımsızlığa saygım sonsuz, evde ise yok.

Dipnot:senelerce zemin katda oturdum, sineklik teli yaptırana kadar da kedilerden çok çektim. Belki biraz onun etkisidir.
MMXESEN
Evliyken sari bir kedimiz vardi. Eski esim sokakta yeni dogmus kedi yavrularini dagitan bir kadina rastlamis, 5 tane kedi yavrusu birbirinden tatli. Esim benim apartman dairesinde hayvan istemedigimi bildigi icin almaya cesaret edememis, kadinla konustuktan sonra arkasini donup gitmis, 1-2 adim atmiski pacasinda bir agirlik. Kucucuk (ancak vucudunun yarisi kadar olan kocaman bir kafa) sapsari bir sey pacaya yapismis. Yalvarir bir bakisla miyaav diyor. Bizimki dayanamiyor, aliyor kediyi, goturuyor veterinere sonrasinda eve. Neyse eve geldigimde gordugum sey avuc ici kadar bir yumak. Sigara paketinden biraz buyuk. Once istemedim. sonra cok sevdik. Adini ben koydum. IQ. Ailemiz 3 kisi olmustu.
2005 yilinda turkiyede tatildeyken balkonu yikayip, penceresini acan temizlikci yuzunden 7 kattan dustu ve öldü. Gercekten de cok akilli bir kediydi. Kopekler gibi attigin seyi kedi refleksiyle yakalar, agziyla tutup getirirdi. Kucagina birakir tekrar atmani isterdi. Cok da yaramazdi. Ilk evimiz 1 kattaydi ve 3 kere asagi dusmusdu. Ikinci evimiz ise 7 kattaydi. Ve hep o korkuyla yasiyorduk, IQ dusecek diye kapali balkonun penceresini acmiyorduk. Korkutugumuz basimiza geldi.
IQ'nun olumuyle manyak derecede hayvansever bir insan olan esimin israriyla eve bir kopek aldik. Bana cok salak geliyordu. Asla IQ'nun yerini tutamazdi. Ancak ona da alistik ve hatta esim onu IQ'dan daha cok sevdi. Belki de benden de smile.gif Yeni kopegimiz Piciu (Pichu olarak okunur, erkek cocuk demektir) acayip yaramaz ve tatli bir kopek cikti. Cabucak kaynastik. Ailemiz tekrar 3 kisi olmustu. Bir gun esim kucaginda iki kedi yavrusuyla geldi. Berbat haldeydiler. Hemen pire sampuani ile yikadik veterinere goturduk, ignelerini ve tedavilerini yaptirdik, karinlarini doyurduk. Kopegimiz Piciu yatak odamizda saklanan kucuk yaratiklari biliyor, merak ediyor, ancak yatak odamiza giremiyordu. Bir kac gun sonra iki kedi yavrusunu verdik. Ertesi gunu esim kedi yavrularini buldugu yerde tesaduf eseri yavrularin son kardesini de bulmus eve getirmisti. Berbat tek kelime ile kifayetsiz kaliyordu. Ya tekmelenmis ya da bir tur darbe almis, sirti davul gibi sismisti. Tabii ki yine veteriner, igne ilac, filan derken 3-4 gun icinde kedi kendini bir toparladi bir toparladi ki sormayin. Kopegimiz bu sure zarfinda yatak odamizin balkonunda yeni gelen bu yaratigi merak ediyor iceriye alinmadigi icin bize küsüyordu. Sonra yavas yavas iceri aldik. Kedi yavrusu korktu tisladi, 8 aylik bir velet olan Piciu onunla oyun oynamak istiyordu. Ancak kedicik daha cok ufakti. Bir kac gun sonra birbirlerine alistilar ve asagida linkini verecegim benim cektigim videoda goruldugu uzere oyunlara basladilar. Oyle birbirlerine alistilar ki sormayin. Yatak odasi benim son kalan kalemdi. Kesinlikle hayvanlarin girisi yasakti. Ancak gecenin bir vakti kapiyi acamayan kopek kediyle isbirligi yapardi. kedi ziplayip kapinin koluna asilir, kopek de kapiyi itip ikisi de iceri girerdi, combala ustumuze atlarlardi. Yatak odasinin kapisini kilitlemeye basladik. Kapatmak yetmiyordu.

Sonralari bosandigimda esim kopegi ben de kediyi aldim. Soranlara oglan anasiyla kiz babasiyla kaldi diyordum. Kedi baskadir canim. Isten donmemi bekler, kapi acilir acilmaz kosarak gelir, miyavlar bir reverans yapip yere yatar, karnini oksamami ister. Ikisi de tatli yaratiklardir.



http://www.youtube.com/watch?v=1i8orfZJf8I
Pawnee
Olmadı ne yazık ki. İstanbul'da ev içinde hayvan bakmanın çok zor olduğunu düşünüyorum. Bahçeli bir evim olursa köpek bakmak isterim ama.
çember
Olmadı, olamaz da çünkü benim bir türlü yenemediğim kedi-köpek fobim var.. Fobim olmasa da evde olmazdı gerçi.. Besleyen arkadaşlarımdan biliyorum evin içinde sürekli bir koku ve tüy yumakları oluyor.. O yüzden en güzeli varsa eğer bahçede olmaları..
Bir de kendimi aklayım hemen, yanlış anlaşılmak istemem.. Korkarım ama severim hayvanları.. Uzakta durup kedilerin bir kuşa yaklaşırkenki hareketlerini izlemeye bayılırım.. Karınlarını yere iyice yapıştırır, böylece de saklandıklarını sanarak yavaş ve sinsi adımlarla avlarına yaklaşırlar.. Her seferinde kuşlar kaçar kurtulur, işte o zaman kedinin yüzünde beliren o şaşkın ifadeye bayılırım..
nicka
Benim de olmadı.
Ama hiçbir zaman da keşke olsaydı demedim.
Küçükken çok tatlı ve şirinler ama büyüyünce o kadar da sevimli değiller gibime geliyor.
Köpeğim olmasını isterdim ama.
1980
Şahsen benim kedim hiç olmadı..Ama Kız kardeşimin vardı..Yavruyken sokakta bulmuştu...
Annesi yoktu..Sokağa bırakmışlar zannedersem...
2008 yılının Mayıs ayında öldü... sad.gif
Bilgisayarımı bir araştırayım..Uygun zamanda resmini koyarım...
1980
Emoş.. (1994-2008)

çalikusu
QUOTE(1980 @ 07.07.2010, 15:08:15) *
Emoş.. (1994-2008)



ahh ben bu emoşa bayıldım , ama kaybetmişsiniz sad.gif
çok şirin ve sevimli bir pisicik-miş sad.gif

yeri gelmiş madem , Cüneyt Ülsever'in ''Kedi ve İnsan'' adlı yazısını paylaşmak isterim onların ne kadar renkli karakterlere sahip olduklarını anlatan ve benimde çok beğendiğim bir yazı..



Kedi ve İnsan

Bilmem kedileri ne kadar tanırsınız?

Ben epey sayıda kedi ve köpekle hayatı paylaşan bir insan olarak kedileri gözlemlemeye bayılırım. Zira, gözlemlediğim her kediyi muhakkak tanıdığım bir insana benzetirim. Yeni bir Darwin çıksa ve "İnsanlarla maymunlar değil, insanlarla kediler aynı soydan gelmektedirler" dese ben hiç şaşırmam.

* * *

Dünyanın en bencil evcil hayvanı muhakkak ki kedidir. Sanki, tüm yaşamını çıkarları şekillendirir. Diyeceksiniz ki; varlık mücadelesini sürdürebilmek için her canlı çıkarcı olmak zorundadır. Ama, örneğin köpek karnını doyurduğunuz zaman tatmin olur ve hatta size minnet duyar. Kedi ise önüne ne koyarsanız koyun, "Acaba evde daha iyi bir şeyler var mı?" diyerek mutfağı kolaçan etmekten kendini alamaz. Daima ve daima daha iyinin peşindedir. Hele hele karnını doyurana minnet duygusu duymak, kedinin hiç tanımadığı bir duygudur. Siz onu doyurmak için varsınızdır ve kendisini doyurmak üzere o sizi seçtiğine göre esas siz ona minnettar kalmak zorundasınızdır.

Yemeğini biraz geciktirin, kızar ve sizi azarlar.

* * *

Siz kendiniz isterseniz bir kediyi sevemezsiniz, o ister ve müsaade ederse onu sevebilir, okşayabilirsiniz. Gıdısının okşanmasını istiyorsa sadece gıdısını, sırtının sıvazlanmasını istiyorsa sadece sırtını sevebilirsiniz.

O kadar! İşinize gelirse! Nasıl olsa bir kediyi okşamak için yüzlerce insan sıradadır!

Eğer, ayaklarınıza sürtünüyorsa, bu eylemi size olan muhabbetinin bir göstergesi değil, bir çıkarı nedeniyle sizi ikna etme yöntemidir.

* * *

Öte yanda bulunduğu ortama en kolay uyum gösteren hayvan yine kedidir. Evden uzaklaşmak, başka bir eve, hatta yeni bir sahibe alışmak onun için dünyanın en kolay işidir. Yeni evde işine gelen türde yemek ve ona bu yemeği verecek bir sahip varsa, dünya umurunda olmaz. "Gelen ağam, giden paşam" sözünü ilk önce gerçekçi bir kedi söylemiş olmalıdır.

Uyum işini o kadar abartırlar ki; pencerenin dış pervazında bütün bir kış gecesi unuttuğumuz bir kedimizi sabah fark edip içeri aldığımızda, sanki bütün derdi bütün gece serin hava almakmış gibi, sakin sakin gerindikten sonra ateşin karşısında saatlerce uyuduğunu hatırlarım. Kedi ne yüksekten korkar, ne çukura düşmekten ürker. Çaresiz kaldığına karar verene kadar da hiç sesi çıkmaz, ama kendini çaresiz hissettiği anda da basar yaygarayı.

* * *

Dünyada kaç milyon yıldır arz-ı endam ederler bilmem ama bildiğim bir şey, bugüne dek dünyaya bir adet dahi olsa hırsız olmayan kedinin gelmediğidir.

Bu konuda sizlerle büyük iddialara girerim ve eminim paranızı da üterim.

Bir kedi dört ayağından vazgeçebilir, tüylerini feda edebilir ama kedi olmaktan vazgeçmediği sürece hırsızlıktan vazgeçemez. Beleşe konmak onun hayatta sahip olduğu tek düşünce sistematiğidir. Her şey herkese ait olabilir ama aynı zamanda onundur. Yakalanmadığı sürece hırsızlık bir haktır. Boyundan büyük bir lüferi, eşimin bir gaflet anında yüklenip gitmeye kalkan kedimiz de oldu. Hem de eşimin en sevgili kedisiydi.

Kedinin iyi yönü, hırsızlık yaparken yakalandığında durumdan anında vazife çıkararak çaldığı malı o an bırakıp arazi olmasıdır. Suçunu unutturana dek de ortaya çıkmaz.

* * *

Bütün bu özelliklerine rağmen bir kediyi sevmemek hiç mümkün değildir. Bunun nedenini halen bulabilmiş de değilim. Çok düşündüm, ama çözemedim.

Bugüne dek hiç kızmadığım kedim olmadığı gibi sevmediğim kedim de hiç olmadı.

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin. Kedi, hangi tanıdıklarınıza benziyor?
çokseybilenkiz
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin. Kedi, hangi tanıdıklarınıza benziyor?

bana benziyorlar kime benziçekler smile.gif
çok güzel bir yazı ama katılmadığım noktaları var:hırsızlık olayı gibi(gerçi annem sen görmüyorsun onlar ne zararlar yapıyorlar sen varken senin dizinin dibindeler ama çok yaramazlar ve hırsızlar desede gözümle görmeden inanmam,inanamam.kanıt isterim rolleyes.gif varmı kanıt yok,yoksa ortada yapılmış bir işte yok.
zaten yazar Colette'tinde dediği gibi ''hırsız kedi yoktur,hırsızlık yapmak zorunda bırakılan mecbur edilen kedi vardır''

emoş çok tatlı bir kediymiş .eminim insanlara çok sokulurdu.sarmanların öyle bir özelliği var.
sana gelinçe çalıkuşum niye bizi oğulşunun yeni halinden mahrum ediyorsun,kıskançlıkmı yoksa cool.gif
raymond
QUOTE(çokseybilenkiz @ 07.07.2010, 17:17:23) *
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin. Kedi, hangi tanıdıklarınıza benziyor?

bana benziyorlar kime benziçekler smile.gif
çok güzel bir yazı ama katılmadığım noktaları var:hırsızlık olayı gibi(gerçi annem sen görmüyorsun onlar ne zararlar yapıyorlar sen varken senin dizinin dibindeler ama çok yaramazlar ve hırsızlar desede gözümle görmeden inanmam,inanamam.kanıt isterim rolleyes.gif varmı kanıt yok,yoksa ortada yapılmış bir işte yok.
zaten yazar Colette'tinde dediği gibi ''hırsız kedi yoktur,hırsızlık yapmak zorunda bırakılan mecbur edilen kedi vardır''

cool.gif

Yukarıda bahsettiğim kedilerimden özellikle ikinci Minnoş'um, önüne bir tepsi et koysanız da kesinlikle hamle yapmaz, gözümün içine bakardı... İltifat ettiğimde bunu anlayarak şımarık hareketler yapar, özellikle de patilerini seri hareketlerle ve minik minik yere hamur yoğurur vaziyette vurur, başını da iyice omuzlarına doğru çeker ve o kadar sevimli bakardı ki...
Sadece minicik bir kızken kardeşiyle birlikte eve, salona girmiş olan Minnoş'um, sonraki dönemde mutfak kapısının açık olduğu anlarda bile eşikten içeriye adım atmamıştır...
clown
Ben hiç kedisiz olmadım. Doğduğumda evimizde kedi vardı. Sonra da hep kedilerle yaşadım. Şu anda da 2 kedim ve 5 köpeğim var. Köpeklerimiz eşimin ofisinde ve kedilerimiz evde.


dilemma
sokakta bulmustum adini sutlac koydum. beyaz bembeyaz bir kediydi, sadece alninin ortasinda kucuk bir kara leke gibi birsey vardi. o kadar kucukken bile bir anlam yuklemistim o kara lekeye. annem kedilerden nefret eder hic razi olmamisti zaten sevemedi onu hastalandi sonra dogurunca annem bir cuvala koyup ben dayimlarayken cok uzak bi yere goturup birakmis. bir daha kedi almadim.almiycamda. zaten bekar kedili bir kadin olmak dusuncesi bile urkutucu ve ironik :) kediler kadinlarin eniyi dostu sanirim bu yuzden bir cok kadin belirli bir yastan sonra evinde erkek olmasindan cok, bir kediyi yegliyor olabilir, ya bana kizmayin tecrube ile sabit cok kisi taniyorum boyle yasayan :)
çokseybilenkiz



bu pırtık (fotoğraf yeni değil )
açıkçası çokta güzel bir isim değil,ama kedide benim değil özgülün kedisi.onun kedilerininde adına karışamam ya.
ama pırtık'ı ben buldum.bundan 2 sene önce soğuk bir mart sabahında.tatlı uykumdan sabah ezanı okunurken acı acı güçsüz miyavlama sesleri ile uyandım.bu yardım çağrısını duyarımda kalkmazmıyım.bahçede üç tane küçük yavruyu sabah ayazında donmuş görürümde bırakırmıyım.hemen üçünüde kuçakladım ama biri nerdeyse ölmek üzereydi,bağırıp imdat isteyende pırtıktı ön ve arka bacaklarını açmış öylece yatıyordu.hala gözümün önündedir.içerde ise yeni yavrulamış bir sokak kedimiz vardı(sünger bobi ne iyi bir kediydin sen)yavruları hemen sünger bobinin yanına verdim.hiç itiraz etmedi onlarda anne sıçaklığı ile ona sarıldılar.ne yazık ki en güçsüzleri yaşayamadı,ama pırtık ve erkek kardeşi mağara bob yaşama tutuntular.hala bu ikisi beni özgülden daha çok severler laugh.gif
özgül onlara dileğin yalakaları diyor.için içinde kıskanıyor beni daha çok sevmelerini smile.gif
Candy
Bugün beni çok duygulandıran Ekim tarihli bir köşe yazısı okudum sizlerle paylamak istedim.

Tintin


EVİN büyümeyen çocuğu...
Düğme burunlu, kömür gözlü minik "kız"...
Beyaz yün yumak...
Herkese âşık... Eve gelen misafire, bakkalın çırağına, tamirciye... Bir motorlara düşman.
Dün sabah aniden öldü.
Koşup oynarken, arka ayakları üzerinde dikilip maskaralık yaparken, sırtüstü yatıp "Beni sevin" derken... Bir anda kalbi durdu.
Ne kadar üzgün olduğumu aynı acıyı yaşayanlar tahmin edebilir ancak.
10 yaşındaydı. 8 yıl önce Kadıköy Meydanı'nda terk edilmiş olarak bulmuştuk. Öpe koklaya unutturmaya çalıştık "hayırsız" ailesini. Unutmuş görünüyordu ama kimbilir...
Evin neşesiydi. Her birimizin ayrı ayrı sevgilisi... Kapıda karşılamadığı tek gün olmadı 8 yıl boyunca. Pencereden uğurlamadığı...
Bütün gün peşimdeydi. Gazete okurken dibimde, makyaj yaparken seyirde,
yemek pişirirken beklemede...
Çok üzgünüm, bildiğiniz gibi değil.
Bunu söylemekten utanmıyorum. Kimileri şımarıklık sayıyor ya insandan başka canlıyı sevmeyi... Hani hayvan seveni insan sevmez diye bellemişler ya durum tam tersineyken...
Benim sevgim "sayılı" değil. Gözyaşım da. İnsana da yeter kediye, köpeğe, kuşa da.
Evimden bir "nefes" eksildi. Bunu bilirim ben, buna yanarım.
"Gitmek" nedir bilmeyen dostum bir gitti pir gitti. Benden hayır yok bugün, yarın, kimbilir daha kaç gün...
"Perde kapanmaz", "Köşe boş kalmaz" diyenlerden değilim... İnsanız, robot değil! Perdeler kapanabilir, köşeler boş kalabilir; hayati önem taşımıyor hiçbiri.
Ha, dikkati başka yöne vererek acıyı hafifletmek de bir yol. Belki de doğru yol. Yapabildikten sonra...

PAKİZE SUDA
leventveziroglu
Hemde 17 tane...
Anneannem kedileri cok severdi..O kadar kediyle beraber büyüyen insan kedi sevmezmi?Cok severim..Bazen yagmurlu bir havada buldugum minik kedileride getirir firca yerdim anneannemden ama sonra onuda kabullenirdi..
Candy
İsim annesi olduklarımın resmini ve hikayesini o'nun kaleminden okuyacaksınız..smile.gif
neşe
QUOTE(Candy @ 22.12.2010, 12:31:58) *
İsim annesi olduklarımın resmini ve hikayesini o'nun kaleminden okuyacaksınız.. smile.gif


Ne güzel bir giriş, teşekkürler ''şeker kız'' smile.gif

Evet, her dönemde kedim, hatta kedilerim oldu. Ne demiş Jean Cocteau üstad: '' Severim kedileri, severim yuvamı da ondan, ruhudur evimin ''

Kedisiz bir hayat olur mu? Yaşamın en büyük zevki... Bir kez sevgi ve alışkanlık yarattıktan sonra asla kurtulamadığınız, aşık olunası Tanrı' nın en muhteşem yaratıkları.

**

Şimdi mazi olan Miniklerim

Onlar iki erkek kardeşti... Anne ve 3 kardeşlerini köpekler boğunca sadece koruma amacıyla almıştık kızımla. Sonrası malum, vazgeçilmez oldular.

Bir tanesi gayet sağlıklı -ama diğeri saldırıdan nasıl kurtulmuşsa- boynunu tutamıyordu ve çok halsizdi. Bir gözünü de açamıyordu garibim. Bakım ve ilaçlar iyi geldi. Çok şükür elimizde ölmediler. smile.gif

Evden çıkmayı hiç mi hiç istemezlerdi. Bahçeye indirince apartmana ilk girenle dalarlardı içeri. Eve girince de'' hıır.. hıııır ''

Bahçeye hava alsınlar diye çıkardığım bir gün, çevrede kedi bulunmasından rahatsız(!) bazıları tarafından sessizce yok edildiler. sad.gif














Ah, bir de konuşabilselerdi...
neşe
Zeytin ve İğde

Bir gece yarısı, yavrularını erkek kedilerin hışmından kurtarmak için mücadele veren annenin sesini duyan oğlum, bahçeye inip eve almış onları.

Yaramazlar, taa sığındıkları yere ulaşıp boğacaklar mini minnacıkları... Annecik birini kapmış, bizim apartman kapısının önüne kadar getirmiş, karnının altında saklıyor, diğeri kalmış sığınakta... ''O minicik şeyden nasıl bir ses çıkıyordu ama...'' diyordu Emre. O kadar ufak olmasına rağmen tehlikeyi nasıl da seziyorlar. İnanılır gibi değil!

Emre hepsini kucaklayıp eve getirmiş. Hikayemiz böyle... O günden beri bizimle beraberler...

















Bu kara oğlumuzun isim annesi canım, Candy... Ona "Zeytin" adını koymuştu. Sarı olana da ben iğde renginde ve iğdeyi çok sevdiğim için "İğde" demiştim, ama bir gün bi baktım; annelerine "Benek" diye her seslenişimde koşup geliyorlar. " Zeytiiin, İğdeee " diyorum yok! "Beneek" diyorum, üçü de yanımda. Böylece hepsi aniden Benek oldu. Anne Benek, Kara Benek ve Sarı Benek...






neşe


Onların her gün bi parça daha büyüyor olduklarını görmek... Öyle mutlu bir olay ki... Hele gözlerinin açıldığı gün! Onları gün gün izliyor olmak harika bir olay! Mesela birbirleriyle yavaş yavaş oynaşmaya başladıklarına tanık olmak... Elime aldığımda saf saf yüzüme bakışları... Yakınlarına bıraktığımda, annelerinin tabağındaki sütün kokusunu almaları ulaşmak için de bulundukları yerden inmeye çalışmaları, sadece ağızlarıyla değil patileriyle de içine dalmaları tabağın...

Minik minik, sendeleyererk, düşe kalka yürümeye çalışmaları...

Koşmanın tadını aldıklarında ise o mutluluğu yaşarken evi keşfetmeye çalışmaları.. Ve ardından evde pati sesleri, kovalamaca patırtıları... Şımarık ve mutlu halleri...

Altalta üstüste boğuşmaları, evin altını üstüne getirmeleri... Üzerime zıplarken dizlerimi, bacaklarımı çiziktirmeleri... Ne tatlı bir curcuna!

















RENK
Bayıldım , ne şeker şey bunlar böyle...

bende söylemesi ayıp inanması zor ama 40 kedi baktım , tabii evimizin bahçeli olmasıydı bana bu fırsatı veren ...şimdi kızım 1,5 yaşında olmasına rağmen kedi hastası , kendi deyimiyle nerede bir ''piti'' görse koşar adım peşinden giidiyor...benden almış kedi sevgisini diyorum ve mutlulukla izliyorum onun o hallerini:))
sahaf
Kayınvalidemin oturduğu binada abartmıyorum 50 den fazla kedi var.zaten oturdukları semt kedileriyle ünlüdür cihangir/beyoğlu semtinde ikamet ediyor..acaip acaip isimleri var,karamık,mırnav,pertev,bu isimler daha uzar gider böyle.tekir,karbeyaz gibi klasikleşmiş isimleri saymıyorum.

Bazen binaya gireceğim giremiyorum.parsellemişler apartmanın önünü. bişeymi vardı birader edasıyla bakıyorlar öyle bana biggrin.gif . kedi demeye bin şahit lazım bu pisi pisilere. Afrika Aslanı gibi olmuştu sanki hepsi tongue.gif

Neyse buradakiler şirin görünüyorlar en azından.biraz sevebilirmiyim smile.gif
superisi
Kedileri çok severim. Ama evimizde değilde bahçede beslemiştik kedileri. Bu yüzden kedilerle uyumaya alışık değilim. Bir kedisever arkadaşımın evinde yatıya kaldım. 9 tane kedisi vardı. Kediler de maşallah oldukça besili idiler. Arkadaşım bana salonda yatacak bir yer ayarladı. Salonun kapısı yoktu. Bu demek oluyordu ki kedilerle beraber uyuyacaktım. Tedirgin oldum. Arkadaşım tek tek gösterdi "bak bu bu bir şey yapmaz da bununla şu gelebilir yanına" blink.gif E ben uyuyabildim mi uyuyamadım tabi ki sabaha kadar gözümü kırpmadım. blink.gif Çünkü kedilerin hepsi geldiler. Karanlıkta parlayan gözleri ile beni izlediler bu kim diye unsure.gif Duvardan tarafa döndüm parlayan gözlerini görmeyeyim de uyuyayım diye.. Bu sefer yatağıma zıplayıp, duvarın kenarından, koltuğun üzerinden yürüyüp eğilip bakmaya başladılar yüzüme bu kim diye wacko.gif

Böyle kediler üstümde sabahı zor ettim. Bir daha da kalmadım arkadaşımda laugh.gif
çalikusu
ahh hepsi birbirinden güzel ,hikayelerini okumak beni heyecanlandırdı ,sevgili neşe ne iyi ettinde bu bebişleri bizlerle tanıştırın, teşekkürler fl.gif
neşe
QUOTE(çalikusu @ 24.12.2010, 16:32:51) *
ahh hepsi birbirinden güzel ,hikayelerini okumak beni heyecanlandırdı ,sevgili neşe ne iyi ettinde bu bebişleri bizlerle tanıştırın, teşekkürler fl.gif


Teşekkürler çalıkuşu. Tamam o zaman devam... smile.gif
çokseybilenkiz
bu gün işteyken kendi kendime ''acaba neşe arkadaşımızın avatarındaki sarı çiçek ile kara böçek kimdir,unutmayayımda sorayım akşama '''dedim smile.gif
fakat ben sormadan onlar kendilerini tanıtmış zeytin (kara benek )iğde (sarı benek ) imiş güzellerin adı.
çok memnun oldum onları tanımaktan ama daha da çok sizin gibi bir kedi annesini tanımış olmaktan mutlu oldum.tekrar hoşgeldiniz neşe güzellikler getirdiniz bize sağolun smile.gif


neşe
CİCOS






Bu güzelliiik, bu yaş günümde çocukların ellerinden kurtarılıp bize getirilen ''Cicoş'' Evdeki Beneklere de kendini zorla sevdirip çok iyi anlaştı... Şimdi kızımla birlikte İzmir' de. Nasıl yaramaz anlatamam... Tüm tuvalet kağıtları parça pinçik, evin her yerinde... Her gün yeni bi şikayet alıyoruz smile.gif








Candy
Cicoş benek grubuna benzemez,tam bir hokkabazdır!

Kendini zorla sevdirir bu yer cücesi. happy.gif
raymond
Sevgili neşe,
Bu başlık altındaki 2. mesajda kısaca hikâyelendirdiğim kedilerimden üçüncüsü olan ve 1988-1999 yılları arasında yaşamımı renklendiren Minnoş'um, beni üzüntülere boğarak bu dünyaya veda etmeden önceki 11 yıllık ömrü boyunca, ilki 1990'da olmak üzere pek çok kez anne oldu... Ve ben bu sayede kedi yavrularının o en tatlı olduğu ilk günlerini, haftalarını yakînen takip etme olanağı bulabildim...
Gönderdiğiniz fotolarda yer alan yavruların sevimlilikleri ve güzellikleri karşısında söyleyecek söz bulamıyorum... Bu arada sevgili Dilek'in de belirttiği gibi avatarınızdaki iki yumuğun kimlikleri de ortaya çıkmış oldu...
Fotoğraflar ve hikâyeleri için teşekkür ederim...
neşe
QUOTE(Candy @ 25.12.2010, 13:55:35) *
Cicoş benek grubuna benzemez,tam bir hokkabazdır!

Kendini zorla sevdirir bu yer cücesi. happy.gif



Sen de daha resmini görür görmez sevmiştin ve bana '' sakın dışarıya bırakma! '' diye tembih etmiştin tatlım. Ben de kırmadım seni işte! Emre çok sevdiği için okul açıldığında onu da götürdü İzmir' e.

Şimdi çocukların ev arkadaşı, sevgilileri oldu, Cicosss... smile.gif

neşe

Vee... Bizim için Zeytin ve İğde, kendileri için ''Benek'' lerin son halleri.











neşe
QUOTE(raymond @ 25.12.2010, 17:36:43) *
Sevgili neşe,
Bu başlık altındaki 2. mesajda kısaca hikâyelendirdiğim kedilerimden üçüncüsü olan ve 1988-1999 yılları arasında yaşamımı renklendiren Minnoş'um, beni üzüntülere boğarak bu dünyaya veda etmeden önceki 11 yıllık ömrü boyunca, ilki 1990'da olmak üzere pek çok kez anne oldu... Ve ben bu sayede kedi yavrularının o en tatlı olduğu ilk günlerini, haftalarını yakînen takip etme olanağı bulabildim...


Sevgili raymond, bize kendilerini alıştırdıktan sonra çekip gitmeleri çok zor elbette... Yine de bu güzellikleri yaşamış olmanız... sad.gif

İlginize çok teşekkürler. Sevgiyle... smile.gif
neşe
QUOTE(çokseybilenkiz @ 24.12.2010, 19:33:09) *
bu gün işteyken kendi kendime ''acaba neşe arkadaşımızın avatarındaki sarı çiçek ile kara böçek kimdir,unutmayayımda sorayım akşama '''dedim smile.gif
fakat ben sormadan onlar kendilerini tanıtmış zeytin (kara benek )iğde (sarı benek ) imiş güzellerin adı.
çok memnun oldum onları tanımaktan ama daha da çok sizin gibi bir kedi annesini tanımış olmaktan mutlu oldum.tekrar hoşgeldiniz neşe güzellikler getirdiniz bize sağolun smile.gif


Sıcacık ilginiz için çok teşekkürler sevgili 'çokseybilenkiz' smile.gif Sanırım o güzellik öncelikle sizin yüreğinizde..
sahaf
Bizim küçük hanım ''baba bana gilbert gibi kedi al'' diyip duruyor. hayır gilbert gibi kedi nerde bulunur ki? gilbert kim diye soracak olursanız ebeveynler bilir caillou diye bir çizgi film kahramanı var çocukların bayıldığı hah işte onun kedisi. biggrin.gif ben bu başlığa niye gelmiştim sahi tongue.gif çocukken dinlediğim bir kedi masalı vardı onu buldum bir yayına göz geçirirken smile.gif yazayım dedim buraya.

Bir zamanlar Cerrahpaşa’da oturan kimsesiz bir kadının bir kara kedisi varmış. Kadın bu kediyi çok sever, gözü gibi bakarmış. Kadın rahmetli kocasının maaşı kesilince iyice yoksul düşmüş, evinden çıkıp yangın geçirmiş bir harabeye sığınmış. Konu komşu acıyıp yemek götürmüş. Ama bazende unuturlarmış onu. O gün aç kalırmış. Yine böyle birgünde kedisine ‘’ bak yiyecek bişeyim varken sana da veriyorum, seninle paylaşıyoruz. Yokken ikimizde aç kalıyoruz. Başka bişey yapamıyorum. İstersen sen git kendine daha iyi bir ev bul’’ demiş.

Sonra saat gece yarısını epey geçmiş ve uyumuşlar. Kadın ertesi sabah uyandığında kedisini bulamamış. Konu komşuya, gelene geçene sormuş, gören yok!

Eskiden üç gün karnı doyan, dördüncü, bazen de beşinci gün aç yatan kadın, zaman geçtikçe dört gün aç, bir iki gün tok yaşamaya başlamış. Çok soğuk bir kış günü hayattan bıktığına, ümidini yitirdiğine karar vermiş. Tanrı’ya canını alması için yakarmış. Tam o sırada oturduğu yerin eşiğinde iki adam belirmiş. Kadına, ‘’Arap Kamber’in evi burası mı?’’ diye sormuşlar. Kadın çok şaşırmış; çünkü kaybolan kedisinin adı kamber’miş. ‘’evet’’ demiş, ‘’burasıdır!’’ O zaman iki genç, ‘’Arap Kamber vefat etti, mirasını da size vermemizi istemişti, buyrun!’’ diyerek bir çuval bırakıp gittiler. Kadın çuvalı açınca ne görsün? Ağzına kadar altın para dolu değil mi? Hemen kendine bir ev alıp hayatının sonuna kadar mesut ve mutlu olarak yaşamış. Meğer bağrına basıp büyüttüğü Kamber, aslında bir iyilik perisiymiş. Kadın bunu anlamış ve her namazında Kamber için şükran duaları etmiş.
ntetik73
Sevgili Neşe'nin iğdesi aynen benim oğlumun kedisi Mater (Meytır) Çok benziyor biggrin.gif
neşe
QUOTE(ntetik73 @ 25.03.2011, 15:18:05) *
Sevgili Neşe'nin iğdesi aynen benim oğlumun kedisi Mater (Meytır) Çok benziyor biggrin.gif


ohmy.gif Aaa, gerçekten de sevgili ntetik73. Sevgiler oğlunuza ve Mater' a. smile.gif
Adore
Ben bir kedi aşığıyım rolleyes.gif
"Benim kedim bir başka, benim kedim diğer kedilere benzemez" gibi muhabbetleri sevmem..
Temel davranışlarda tüm kediler birbirine benzer..

Kedinin şaşkın bakışını çok severim..
Acıktığında yalvarışı çok içtendir, yürek sızlatır..
Sırtüstü uyurken onlara bakmaya doyulmaz..

Okşayışlarıma dayanamayan sevgili kedimin mırıltısı çok uzaklardan bile duyulur rolleyes.gif
Her an peşimdedir, nereye gitsem gölgem gibi takip eder..
Eve yaklaşmaya başladığımda, bütün apartman benim eve gelmek üzere olduğumu anlar..

Bir şey istediğinde kendince konuşur ve ben ne istediğini hemen anlarım..
Bir özelliği de benimle aynı ay ve günde doğmuş olmasıdır, kendisi tipik boğadır rolleyes.gif
Henüz 3 yaşında ve 8.5 kilo ağırlığında..
Ameliyattan önce saldırgan bir erkekti, şimdi kızlara yüz vermiyor rolleyes.gif
İsmi Boncuk..

murat ile nazlı
hiç kedim olmadı,olmasında..istemiyorum smile.gif
köpeğim olmasını tercih ederim..önceden beri kediler, hep soğuk nankör ,tehlikeli ve sinsi gelir bana..
köpekler ise,daha sıcak ,candan,dost ve vefalı gelmiştir bana...
Adore
QUOTE(murat ile nazlı @ 19.03.2012, 08:48:55) *
hiç kedim olmadı,olmasında..istemiyorum smile.gif
köpeğim olmasını tercih ederim..önceden beri kediler, hep soğuk nankör ,tehlikeli ve sinsi gelir bana..
köpekler ise,daha sıcak ,candan,dost ve vefalı gelmiştir bana...


Bir kediniz olsaydı..
Minicik, gözlerini dünyaya yeni açmış..
Eminim çok sevecektiniz.

Hayvanlar arasında ayrım yapmak da pek doğru değil ama..
Kedileri de köpekleri de çok severim..
Bir kedi aşığı olarak "Sen köpeksin, seni sevmiyorum" diyemem unsure.gif
Hepsi can, hepsi elimize bakıyor..
Verebileceğimiz sevgiden başka ne olabilir ki.
Bir tas su, biraz da yediğimizden artandan başka.
demeter
hayatımda hiç kedim olmadı ama, küçüklüğümden beri sokağımızdaki kedileri süt ve tavuk ciğeri ile besliyorum. kedim yok ama, sokağımızda beslediğim tüm kediler benim sayılır. laugh.gif
rainbowbrite
çoooook oldu.öyle çokkk ki.mahallenin kedi ebesi gibiydim.nerde bi kedi doğuma başlasa haber uçar,oraya koşardım...kaynar su tencerem,bezlerim hazırda beklerdi:(doğurttuklarımın içinde en güzelini sahibi hep bana verirdi.bahçemizde sarmandan tutun da,arap kedime kadar öyle kalabalık bi aile idik ki:)
şimdilerde bi kedim yok,ama çokk içerlediğim bi olay anlatıldığı zaman bana,'''oyyy,kediciğimm benimm'''diye bi refleks kaldı bende...iyi ki de kaldısmile.giftüm kediciklerimin bende bıraktıklarını başka nasıl yaşatabilirdim ki!!!!
Adore


Sevgili kedimin bir kaç gün önce çekilmiş bir fotoğrafı..
Bugünlerde biraz keyfi yok gibi..
"Ben bu zamanlarda bir şeyler yapardım ama ne?" der gibi düşünceli bakıyor rolleyes.gif

Buradaki bakışı ise şu:
"Bırak da uyuyalım"
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2014 Invision Power Services, Inc.