Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Einstein'in Zekâsı !
Anılarım.Net > HOŞGELDİNİZ > Sohbet Odası
simeli
Einstein'in zekâsı ile ilgili bir olay anlatılır.Şehir efsanesi midir,bilemem.Hikâye şu:
Einstein'ın bir kedisi ve bir de köpeği vardır.Laboratuarda çok sıkılan hayvanlar,ikide bir kapıyı tırmalarlar.Einstein de,ikide bir kalkıp onlara kapıyı açınca,üzerinde çalıştığı konulara tekrar dönerken zorlanır tabii.Bu yüzden,kapıya kedisi için küçük,köpeği için büyük bir delik açtırmak ister.Çağırdığı marangoz çırağı,"büyük açalım yeter der.Büyükten ikisi de geçer."
Einstein,böyle pratik bir çare bulan çırağı kucaklar ve "biliyor musun,sen bir dahisin der"
Gerçi bu hikâyenin,Einstein'ın marangoz çırağı falan çağırmayıp,bizzat kendisinin,biri küçük biri büyük iki delik açtığını iddia eden bir versiyonu da var ama.....Neyse.
çokseybilenkiz
doğru olma ihtimali yüksek
Einstein'in gibi zeka seviyesi yüksek insanların daha basit konularda fikir üretememeleri ile ilgili pek çok olay anlatılır.
superisi
Einstein diye hatırlıyorum. Güzel bir kadın Einstein'a gel seninle çocuk yapalım. Benim güzelliğimi, senin de zekanı alır mükemmel olur demiş. Einstein da "-ya tersi olursa ne olur" demiş laugh.gif
superisi
Einstein konuşmaya geç başlamış. Önceleri tutuk, sessiz, içine kapanık bir çocukmuş. Sonradan meraklı ve hayal gücü geniş bir çocuk olmuş. Okulu hiç sevmemiş. Hiç bir faydası da olmamış. Hatta Yunan Grameri hocası tarihe geçecek şu sözü sarfetmiş: "Sen adam olmazsın" laugh.gif
portakal
Adamın şoförü bile zeki!

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile giedermiş. Yine bir gün konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein'a;

"Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" demiş.

Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulunmuş:

"Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar.", "o halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim."

Şoför, gerçekten çok başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan tüm soruları doğru yanıtlamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış bir soru sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

"Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" demiş.

Sonra da salonun arkasında oturan Einstein'ı işaret ederek şöyle devam etmiş:

"Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile yanıtlayacak."
sahaf
Sözünü bilmez ev sahibi konuğu olan Einstein'a;
''Bize iyi seçilmiş iki cümle ile şu sizin görecelik kuramını (relavite nazariyesini) anlatırmısınız'' dedi. Einstein '' isterseniz size bir hikaye anlatayım'' dedi ve şu hikayeyi anlattı;
''Bir gün, kör olan bir adamla yürüyorduk, ben birden bire;
-Canım bir bardak süt istedi, dedim. Kör, süt nedir diye sordu.
-Süt beyaz bir sıvıdır, dedim.
-Sıvıyı biliyorum ama beyaz nedir?
-Kuğu kuşunun rengidir, dedim.
-Kuğu kuşu nedir dedi.
-Boynu bükük bir kuş dedim.
-Boynu anladım ama bükük nedir, dedi.
Artık sabrım taşmıştı, adamın kolunu tutup dümdüz uzattım.
-İşte bu büyüktür, dedim.
Kör adam o zaman memnunlukla;
-Tamam dedi. sütün ne olduğunu anladım!
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2019 Invision Power Services, Inc.