Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected the timezone 'UTC' for now, but please set date.timezone to select your timezone. in /home/anilarim/domains/anilarim.net/public_html/nostalji/forum/sources/ipsclass.php on line 824

Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected the timezone 'UTC' for now, but please set date.timezone to select your timezone. in /home/anilarim/domains/anilarim.net/public_html/nostalji/forum/sources/ipsclass.php on line 827

Warning: date(): It is not safe to rely on the system's timezone settings. You are *required* to use the date.timezone setting or the date_default_timezone_set() function. In case you used any of those methods and you are still getting this warning, you most likely misspelled the timezone identifier. We selected the timezone 'UTC' for now, but please set date.timezone to select your timezone. in /home/anilarim/domains/anilarim.net/public_html/nostalji/forum/lofiversion/index.php on line 598
Anılarım.Net > Karagöz ile Hacivat
Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Karagöz ile Hacivat
Anılarım.Net > NOSTALJİ VE MAZİ > Tv Programları
karakedi
'Hay hak! perde kurduk, isik yaktik, gösteririz gölge-hayal, gerçegin aynasidir bu, sanilmasin martaval. Bu perde, baska perde, gölge oyunu perdesi, karagözü sevenlere, iste karagöz perdesi'

..diye baslardi Karagöz ile Hacivat. Çocukken bazi sözleri anlamasam da severek seyrederdim, Haci Cav Cav ile Karagözün atismalarini. Hacivat, okumus ve biraz ukalalik taslayan birisiydi ama cahil karagöz her seferinde lafin altinda kalmaz cevap verirdi, verecek cevap bulamadiginda da anlamazliktan gelir ve Hacivati biy biy biy biy diye pataklardi..

Sonunda da 'Yiktik perdeyi eyledik viran, varalim sahibine haber verelim heman. Her ne kadar sürç-ü lisan ettiysek affola' derlerdi..
GaLaCTiCa
Geleneksel türk tiyatrosunun vazgeçilmez unsurlarindandir bu ikili. Karagöz-Hacivat figürleri'nin deve derisinden yapilani makbüldür. Neden derseniz en iyi gölgeyi vermesi, karakterleri en iyi gösteren, isigi en iyi geçiren deri oldugundan dolayidir. Türk tamasa sanati da denir karagözle hacivata. Birbirinin zitti iki karakterdir. Karagöz ve Hacivati oynatan kisilere de Hayali adi verilir. Çok aci ama unutulmaya yüz tutan bir sanatimizdir.
elvina
oldum olası sıkılmışımdır Karagöz Hacivat seyrederken...Ramazanda çok olurdu televizyonda...
Arada bir dansöz figürü çikardi ortaya...komik gelirdi bana...
Z@gor
Küçükken annem bizi alir feshaneye götürürdü bizde ilgiyle
seyrederdik..bunlarin istanbulda olan evleri topçular semtindedir genel
olarak haftada bir kere yolum düser araba ile önünden geçerim su anda
burasi banka olarak kullanilmaktadir.

Hacivat: Biraz çokbilmislik taslayan hafif sinsi ve içten pazarlikli bir karakterdir
Karagöz: Temiz ruhlu olaylarin gülünç taraflarini büyük ustalikla yakalayan zeki fakat okumamis bir karakterdir temsil eder.
soner1971
 Aslinda ben o zamanlar pek zevk almazdim. Tuhaf gelirdi, sıkılırdım


Ama genede egitici yani çok olan bir oyundur.

Simdiki çocuklara bakiyorumda adlarini bile bilmeyenler var. Kisaca diyecegim su ki; yok olma egilimi gösteren bir ata yadigari orta oyunudur.
duman
QUOTE(soner1971)
Aslinda ben o zamanlar pek zevk almazdim. Tuhaf gelirdi, sikilirdim.
Ama genede egitici yani çok olan bir oyundur.
Simdiki çocuklara bakiyorumda adlarini bile bilmeyenler var. Kisaca diyecegim su ki; yok olma egilimi gösteren bir ata yadigari orta oyunudur.

Yunanlilar sahip çiktilar.Baska ilgisiz kaldigimiz herseye sahip çikacaklar.Yunanli çocuklar karagözi ve hacivati'yi biliyorlar.
ARUZKOLIK
  Karagöz ve Hacivat oynatanlarin en ünlüsü,Hayâli Küçük Ali idi...
raymond
  Öncelikle... Tesekkürler karakedi... 20-25 yil öncesine ait fakat senin kadar net hatirlayabildigim sözler... Ve... Siyah-beyaz televizyonumuzda ilgiyle seyrettigim güzel bir seri...
Hacivat'in seslendirmesini Ertan SAVASÇI yapmisti, fakat Karagöz'ün sesi hâlâ kulaklarimda çinlamasina ragmen maalesef çikaramadim... Bir de yanilmiyorsam Erhan Ergüler gibi bir isim hatirliyorum bu programda, acaba oynatici miydi (hayâlî) yoksa yapimci mi? Net degil... Net olan sey, keyifle seyrettigim idi...
NOT: 80'lerin ortalarinda Bodrum'da bulunuyordum... Istanköy (Kos) adasindaki vericiler sebebiyle net çeken Yunan TV'lerinde (saniyorum ET 1 ya da ERT 1 idi) Karagöz'ün birebir kopyasi bir oyun seyrettigimde oldukça sasirmistim... Saskinligim, çalinan müziklerde ud gibi enstrümanlarin sesini duymamla biraz daha artmisti... (Bunu, olayin bir millî mesele boyutu tasiyip tasimadigini burada sorgulama amacindan ziyade, gördügüm somut bir gerçeklikten siz degerli arkadaslarimi bilgilendirme maksatli olarak buraya aktardim)
GaLaCTiCa
QUOTE(raymond)
Öncelikle... Tesekkürler karakedi... 20-25 yil öncesine ait fakat senin kadar net hatirlayabildigim sözler... Ve... Siyah-beyaz televizyonumuzda ilgiyle seyrettigim güzel bir seri... Hacivat'in seslendirmesini Ertan SAVASÇI yapmisti, fakat Karagöz'ün sesi hâlâ kulaklarimda çinlamasina ragmen maalesef çikaramadim... Bir de yanilmiyorsam Erhan Ergüler gibi bir isim hatirliyorum bu programda, acaba oynatici miydi (hayâlî) yoksa yapimci mi? Net degil... Net olan sey, keyifle seyrettigim idi... NOT: 80'lerin ortalarinda Bodrum'da bulunuyordum... Istanköy (Kos) adasindaki vericiler sebebiyle net çeken Yunan TV'lerinde (saniyorum ET 1 ya da ERT 1 idi) Karagöz'ün birebir kopyasi bir oyun seyrettigimde oldukça sasirmistim... Saskinligim, çalinan müziklerde ud gibi enstrümanlarin sesini duymamla biraz daha artmisti... (Bunu, olayin bir millî mesele boyutu tasiyip tasimadigini burada sorgulama amacindan ziyade, gördügüm somut bir gerçeklikten siz degerli arkadaslarimi bilgilendirme maksatli olarak buraya aktardim)


Karagöz ve Hacivati bu kadar sevmeme etken olan bu yapimda sevgili raymond'un merakini giderelim. Hem de bulmaca'nin diger kalan parçalarini yerlestireyim istedim. Efendim Karagöz'ün seslendirmesi Erol Kardesici'ye aitmis. Hani Az Gittik Uz Gittik te Evliya Çelebimizi seslendiren kisi. Charlie'nin Meleklerinde Bozlie'nin sesi.1980 yilinda yapilan bu yapimi aradan geçen 28 seneye ragmen hala hafizimda kirintilar kalmasinda bu üstadlarin payinin büyük oldugu büyük gerçek. Gösterdikleri hassasiyet, ve karakterler için ustaca seçilmis sesler. 10 puan 10 puan. Efendim Karagöz ve Hacivat derken oynatan kisiyi yani hayaliyi de es geçmek olmaz. Bizim kusak için çok önem arz eden bu yapimin hayalisi Erhan Ergüler. Ve yukarida bir arkadasim "karagözde oynatilan dansöz olarak" bahsetmis. Efendim karagözde dansöz'ün karsiligi "çengi" dir onu da dipnot olarak düseyim.
Candy
Hay Hak ! Perde kurduk,

Işık yaktık, gösteririz gölge hayal,

Gerçeğin aynasıdır bu perde,

Sanılmaya martaval.

Bu perde başka perde,

Gölge oyunu perdesi,

Karagöz’ü sevenlere

İşte Karagöz perdesi..!!!


Yar bana bir eğlence medet...


İşte böyle başlardı çocukluğumun en güzel eğlencesi..Karagöz ve Hacivat'ın konaklarının önünde bazen hicivli,bazen mesaj içerikli ama en olursa olsun kahkaha yüklü atışmalar olurdu..Tuzsuz Deli Bekir,Beberuhi,Arnavut,Laz,Çelebi ve Zenneler de gelir geçerdi bu perdeden..en bıçkın kabadayı tiplemesi Tuzsuz Deli Bekir dahi bu perde de kimseye zarar vermez,yaptıklarından ders alıp pişmanlık duyardı..her oyunun sonunda mutlak surette barış ve insanlık kazanırdı..

Hacivat biraz okumuş,konuşması düzgün ama kurnazca bir tipti..halktan biri olan cahil ama kıvrak zekalı Karagöz verdiği cevaplarla güldürür ve herzaman son sözü söylerdi..

Perde açılır kapanırdı ama ben hiç kapanmasın isterdim..

alibaba
Gölge oyunu çok eski zamanlarda, Çin'de ortaya çıkmış, Anadoluya gelişi Mısır üzerinden Memlükler aracılığıyla olmuş. Bizim topraklarımızdan yaptığı yolculuk yunanistana kadar uzanmış. olur böyle geçişler, senindi benimdi kavgası değil sahiplenme ile çözülecek bir mesele.

Bizim kuşak televizyondan izledi çoğunlukla Karagözü. o nedenle tarihi yapısından biraz farklı olarak tanıdık. Karagöz aynı kalmakla beraber oyunundaki asıl Hacıvat biraz daha dalavereci, hilekar bir tip. Hacıvat isminin kökeni ile ilgili bir belirsizlik olduğu söylenir. Tarihin derinliklerinden gelen rivayetler çeşitlidir. Ancak bugünkü lugatta bir kelime var, heccav; hicveden, eleştiren, yeren anlamına geliyor. biraz bununla alakalı olduğunu düşünüyorum.
1980
Osmanlı kültüründen gelen güzel bir icraatlı oyun...
Lakin bu işe gönül veren ve sergileyenlerin sayısı epey az...
Umarım ilerki zamanda yok olup gitmez..
GaLaCTiCa
Karagöz, Hacıvata "Hacı cav cav" derdi biggrin.gif Karagöz her an patlamaya hazır bomba gibiydi, çabuk sinirlenirdi. Hacıvatı sık sık hırpalardı. Hacıvat genelde evde durur, karagöz ona dışardan bağırarak çıkmasını isterdi.
sahaf
Hacıvat-Aman karagözüm dur
Karagöz-Seni gidi utanmaz bodur..der ve küüt biggrin.gif

Hacıvat-Aman karagözüm vurma wacko.gif
Karagöz-Sende karşımda bostan korkuluğu gibi durma..küüt biggrin.gif
GaLaCTiCa
QUOTE(raymond @ 07.09.2007, 23:28:44) *
  Öncelikle... Tesekkürler karakedi... 20-25 yil öncesine ait fakat senin kadar net hatirlayabildigim sözler... Ve... Siyah-beyaz televizyonumuzda ilgiyle seyrettigim güzel bir seri...
Hacivat'in seslendirmesini Ertan SAVASÇI yapmisti, fakat Karagöz'ün sesi hâlâ kulaklarimda çinlamasina ragmen maalesef çikaramadim... Bir de yanilmiyorsam Erhan Ergüler gibi bir isim hatirliyorum bu programda, acaba oynatici miydi (hayâlî) yoksa yapimci mi? Net degil... Net olan sey, keyifle seyrettigim idi...
NOT: 80'lerin ortalarinda Bodrum'da bulunuyordum... Istanköy (Kos) adasindaki vericiler sebebiyle net çeken Yunan TV'lerinde (saniyorum ET 1 ya da ERT 1 idi) Karagöz'ün birebir kopyasi bir oyun seyrettigimde oldukça sasirmistim... Saskinligim, çalinan müziklerde ud gibi enstrümanlarin sesini duymamla biraz daha artmisti... (Bunu, olayin bir millî mesele boyutu tasiyip tasimadigini burada sorgulama amacindan ziyade, gördügüm somut bir gerçeklikten siz degerli arkadaslarimi bilgilendirme maksatli olarak buraya aktardim)


Ufakta olsa videosunu izlemek için buyrun. TRT belgesel içinde bu kadarını verdi maalesef.

http://nostalji.anilarim.net/forum//index....showtopic=15123
Mrbom
80 lerde Gülhane parkının içinde bando-mızıka taburunun önündeki çay bahçesinde her gece Karagöz-Hacivat oynatırlardı...
çember
Bıy bıy bıy bıyy..
-Karagözüm şimdi seninle bir oyun oynayacağız.. Ben ne dersem süpürge sapı diyeceksin.. Tamam mı?
-Tamam
-Ne yersin Karagöz?
-Süpürge sapı Hacivat
-Al sana süpürge sapı.. Kütt

O programdan hatırladığım müzikli bir replik..
çokseybilenkiz
şu yaşıma geldim.doya doya bir karagöz izleyemedim ona yanarım.
çok severim ben karagöz oyununu.çocukken ramazan gelsinde televizyonda karagöz oynatsınlar diye ölürdüm.oda ne kadar sürerdi,5 bilemedim 10 dakika.hani maksat ramazan ya eskiyi yaşatmak olsun(olsunda nasıl olursa olsun)yetmezdi tabi bana.yunan tv'sinde gördüğüm zaman hiç kızmadım hatta takdir ettim adamları.aşk olsun yemeyenin malını yerler.
kolaylıkla günümüze uyarlanacak karagöz oyunları ile bu geleneğimizi gelecek nesillere aktarabileçekken nerdeyse yok saydık,unutturduk
yıktık perdeyi eyledik viran artık ne yapsak boş
superisi
Alıntıdır:

Kültür ve Turizm Bakanlığı`nın hazırlattığı katalogda domuz ve haham tasvirli figürler!

Yunanistan, Karagöz ve Hacivat`ın patentini almak için AB`ye başvurunca, Kültür ve Turizm Bakanlığı UNESCO heyetine verilmek üzere alelacele bir katalog hazırladı. Katalogda, Türkiye`de kullanılan Karagöz figürleri arasında yer almayan domuz ve haham tasvirli figürlere yer verildiği ortaya çıktı.
Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan Karagöz ile Hacivat `senin-benim` kavgasının son raundunu, kendi ellerimizle kaybettik.
Karagöz ve Hacivat`ın patentini almak için Avrupa Birliği`ne başvuran Yunanistan`a karşılık UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras 3. Hükümetlerarası Toplantı`da bir katalogla kamuoyu oluşturmayı hedefleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye`de kullanılan Karagöz figürleri arasında yer almayan domuz ve haham tasvirli figürlere yer verdi.
Yunanistan, geleneksel gölge oyunumuz Karagöz ve Hacivat`ın patentini almak için Avrupa Birliği`ne (AB) başvurmuş ancak Uluslararası Kukla Birliği olan UNIMA Başkanı Massimo Schuster, kuruluşun Türkiye merkezine bir yazı göndererek, `Karagöz Yunanlılardan önce Türklerde vardı` demişti.
UNESCO`da süren `Karagöz kimin?` tartışmaları nedeniyle Türk Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO heyetine verilmek üzere Karagöz`ün Türklere ait bir gölge oyunu olduğunu ispat için, alelacele Karagöz figürlerinden oluşan bir katalog yaptırdı. Geçen kasım ayında İstanbul`da düzenlenen `UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras 3. Hükümetlerarası Toplantı`da `Gölgenin Renkleri` isimli katalog 300`e yakın UNESCO üyesine dağıtıldı. Ancak Türkiye`de kullanılan Karagöz figürleri arasında yer almayan domuz ve haham tasvirli figürlerin de katalogda yer aldığı anlaşıldı.
UNİMA Türkiye Temsilciliği ve ünlü Karagöz ustaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı`nı eleştiri yağmuruna tuttu. Kataloğu hazırlayan bakanlığa bağlı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Mahmut Evkuran ise iddiaları yersiz bularak, Yunanistan`ın bir adım önüne geçmek için bu kataloğu hazırladıklarını söyledi.
İşte, katalogda yer alan ve Karagöz ustaları yani `hayali`lerin eleştirdiği domuz ve haham figürleri...
Kataloga gelen eleştiriler şöyle:
Mustafa Mutlu(UNİMA Kurucu Üyesi): `Domuz Anadolu`da kullanılmayan bir tasvir. Tasviri kullanan arkadaşa `Neden bunu koydun?` diye sorulduğunda `Bunları yabancılara dağıtacağız, onlara hoş görünsün diye koydum` cevabını verdi. Biz, kendi ellerimizle Karagözü Yunanlılara teslim ediyoruz. Bizde haham tasviri de yoktur. Yahudi vardır. Hahamı nereden çıkardılar anlamak mümkün değil? 40 yıldır Karagöz ustasıyım. Editör olarak ismi geçen arkadaş, Karagöz`ü bilmiyor. Katalogda Atatürk`ten hiç bahsedilmiyor. Bakanlığa ve genel müdürlüğe eleştirilerimi rapor halinde ilettim. Karagöz Türkündür. 19. yüzyılda Karagöz Yunanistan`a götürülmüş. Bizde 14. yüzyıla kadar dayanıyor. Bu yayın yapılırken deneyimli sanatçılardan, üniversitelerden bir danışma kurulu olmalı. Bunların hiçbiri yapılmadı.`
Hayrettin İvgin(UNİMA Genel Sekreteri): `Bilimsel yanlışlıklar var. Çok ağır bir eleştiri yazısını Bakan beye göndereceğim. Domuz figürü ülkemizde kullanılan figürler arasında değil. Yahudi tiplemesini de haham yapmış. Bizde böyle bir tabir yok. 17. yüzyıl, 18. yüzyıl olarak gösterilen tasvirler aslında doğru değil. Fes bizde 19 yüzyılda askeri erkana giydirildi. 19. yüzyılın sonuna doğru halk fes kullanmaya başladı. Ama fesli tasvirleri 17. yüzyıl olarak göstermişler. Komitemize danışmadıkları gibi ismimiz bile geçmiyor. UNİMA`yı yok saydılar. Kataloğun toplatılması gerekir. Yeniden basılması için danışma kurulu oluşturmalı. Bu haliyle tüm kozumuzu Yunanlılara ellerimizle teslim etmiş oluyoruz.`
Orhan Kurt(UNİMA Kurucu Başkanı-Karagöz Ustası): `Katalogdaki domuz figürünü koyan editör Alpay Ekler benim talebem. `Ecnebilerin eline geçecek, ilgi çeksin diye tartışılan tasvirleri koydum` diyor. O figürü oraya koyanda asıl kabahat. Bu figürü Türkiye`de kimin kullandığı bile belli değil. Domuz figürüne bu kadar agresif tavır göstermeleri doğru değil. Bu Karagöz`e bir şey kaybettirmez. Karagöz Türk`ündür. Ancak Yunanlılar daha çok sahip çıkıyor.`
Bakanlık: İddialar afaki
Mahmut Evkuran (Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü): `Bu projeyi UNİMA ile ortaklaşa yaptık. Yoğun da işbirliğimiz var. İddiaları afaki olarak nitelendiriyorum. Tasvirleri Orhan Kurt ile Metin Özlen seçti. Bakanlığımızın katkısı yok. UNİMA bizi yönlendirdi. Domuz figürü ile ilgili ilk defa şikâyet olduğunu duydum. Yunanistan ile bu konudaki sürtüşmenin aşamasında ilk önce `Biz yapalım` diye acele edip UNESCO heyetine yetiştirdik. Yunanistan ile bir rekabet söz konusu ise biz bunun için önceliklerimizi belirledik ve bunları uyguladık.`
--------------------------------------------------------
sahaf
Dün TRT Belgesel kanalında gölge oyunu ve Hacivat ile Karagöz konusu işlenmişti, belgeselin adı Gölgedeki Can idi.. Malesef programı ortalarından yakaladığım an ekranda Metin Akpınar vardı. Kendisinin Hacivat ve Karagöz geçmişini ve deneyimlerini anlatıyordu, deve derisi pahalı olduğundan başka hayvanların derisi kullanılarak yapılan kuklaları ve eski gölge oyunu ustalarını anlattı.

Sahne değişip başka bir usta çıktı ekrana; bu ustanın adı Tacettin Diker idi. Kendisi Akbank Çocuk tiyatrosunun kurulduğu ilk yıllarda bu tiyatroda (yanında Selim Naşit ve Erol Günaydın ile) uzunca bir süre sanatını icra etmiş bir kişi olup TRT ye de uzunca yıllar hizmet eden bir usta. Hacivat ile Karagöz kuklalarınıda kendisi imal ediyor.. Ustamız 1923 doğumlu ve hala hayatta. yaşına rağmen zihni oldukça açıktı Tacettin Diker'in. Önce Hacıvat ile Karagöz’ün geçmişinden bahsetti, bu isimlerin başında Hayali Küçük Ali var. Tacettin Diker ismi tam anlamıyla Hacıvat ile Karagöz gölge oyunu ile birleşmiş. TRT ye oyunlar yazıp verdiği diğerler hizmetler dışında bir sürü Hacıvat ve Karagöz kitaplarıda yazmış Kültür Bakanlığının desteğinide alıp. Tacettin Diker anlatırken ekrana TRT nin ilk zamanlarında yayınlanan Hacivat ile Karagöz görüntüleride geldi. Bu eski görüntülerin bitiminde yayına hazırlayan ve teknik ekip dışında olan isimlerede yer verildi. İlk yıllarda ses Önder Aydınlı diye yazarken sonraki yıllardan verdikleri görüntülerde ise Erol Kardeşeci ismi ile karşılaştım. Benin not alabildiklerim bu kadar oldu. Bu programın yani Gölgedeki Can belgeselinin net üzerinde bir videosu varsa merak ettiğiniz bir çok sorunun cevabını bulabileceksiniz.
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2014 Invision Power Services, Inc.