Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Edmond Rostand - Cyrano De Bergerac
Anılarım.Net > NOSTALJİ VE MAZİ > Şairler, Şiirler ve Yazarlar
çalikusu
 iSTEMEM EKSIK OLSUN
 

Ya ne yapmak lâzimmis?
Saglam bir dayi bulup çatmak sirnasik gibi,
Bir agaç gövdesini tipki sarmasik gibi,
Yerden etekleyerek velinimet sanmak mi?
Kudretle davranmayip hileyle tirmanmak mi?
Istemem eksik olsun!

 

Herkes gibi, kosarak,
Yabanin zenginine methiyeler mi yazmak
Yoksa nâzirin yüzü gülecek diye bir an
Karsisinda takla mi atmak lâzim her zaman?
Istemem eksik olsun!

 

 Ricaya mi gitmeli?
Kapi kapi dolasip pabuç mu eskitmeli?
Yoksa nasir mi tutsun sürünmekten dizlerim?
Yahut egilmekten mi agrisin ötem berim?
Istemem eksik olsun!

 

Taziya tut, tavsana
Kaç mi demeli? Belki kaz gelir diye bana
Tavuk mu göndermeli? Yoksa bir fino gibi
Susta durmak midir ki, acep en münasibi?
Istemem eksik olsun!

 

Bir kibar salonunda
Kucak kucak dolasip boy atmak ve sonunda,
Marifet si’re koyup kameri, yildizlari,
Aska getirmek midir, evde kalmis kizlari?
Istemem eksik olsun!

 

 Yahut san olsun diye,
Meshur bir kitapçiya giderek, veresiye
Siir mecmuasi mi bastirmali?

 Istemem
Eksik olsun!

 

Acaba bulup bir alay sersem
Meyhane kösesinde dâhi olmak mi hüner?
Istemem eksik olsun!

 

 Bir tek siirle yer yer
Dolasip ta herkesten alkis mi dilenmeli?
Istemem eksik olsun!

 

 Yoksa bir sürü keli
Sirma saçli diyerek göge mi çikarmali?
Yoksa ödüm mü kopsun bir Allahin aptali
Gazeteye bir tenkid yazacak diye her gün?
Yahut sayiklamak mi lâzim: “Adim görünsün
Aman!” diye su meshur Mercure ceridesinde
Istemem eksik olsun!

 

Ve tâ son nefesinde
Bile çekinmek, korkmak, benzi sararmak, bitmek,
Siir yazacak yerde ziyaretlere gitmek,
Karsisinda zoraki siritmak her abusun.
Eksik olsun istemem,

 istemem eksik olsun!

Fakat, sarki söylemek, gülmek, dalmak hülyaya,
Yapayalniz, ama hür, seyahat etmek aya,
Gören gözü, çinlayan sesi olmak ve cani
Isteyince sapkayi ters giymek, karisani
Olmamak.

 

Bir hiç için ya kilicina veya
Kalemine sarilmak ve ancak duya duya
Yazmak, sonra da gayet tevazula kendine:
Çocugum! Demek, bütün bunlari hos gör yine,
Hos gör bu çiçekleri, hattâ bu kuru dali,
Bunlar yabanin degil kendi bahçenin mali!
Varsin küçücük olsun fütuhatin, fakat bil,
Onu fetheden sensin, yoksa baskasi degil.
Ara hakkini hattâ kendi nefsinden bile.
Velhasil bir tufeylî zilletiyle
Tirmanma! Varsin boyun olmazin sögüt kadar,
Bulutlara çikmazsa yapraklarin ne zarar?
Kavaklar sira sira dikilse de karsina
Boy ver, dayanmaksizin, yalniz ve tek basina!
elvina
Cyrano de Bergerac, ayni adli Savinien Cyrano de Bergerac'in gerçek hayat öyküsünden esinlenilerek Fransiz sair ve oyun yazari Edmond Rostand tarafindan yazilmis ünlü bir sahne eseridir. Ilk dört sahne 1640'da, besinci sahne ise 1655'de geçer. Operasi da yapilmis oyunun birçok kere filmi de yapilmistir. 1897'de yazilmis ve kisa zamanda büyük bir üne kavusmustur. Eser türkçeye Sabri Esat Siyavusgil tarafindan 1941'de kazandirilmistir.






Konusu

Cyrano de Bergerac kilicinin gücü kadar, etkili ve güzel konusmasi ve burnunun büyüklügü ile de taninmis bir silahsördür. Kuzini Roxane'a olan askini burnunun iriligi nedeniyle duydugu kompleks yüzünden dile getirememistir. Cyrano'nun emrindeki yeni yetme yakisikli silahsör Christian da Roxane'a asiktir; ne var ki askini Roxane'i etkileyecek kadar güzel kelimelerle ifade edemeyecegi için suskun kalir. Roxane ise Christian'i görüp begenir ve bir agabey olarak bildigi Cyrano'dan bu genç adamla irtibatlarini saglamasini rica eder. Cyrano, duygularini perde arkasindan olsa da Roxane'a bu yakisikli silahsör araciligiyla aktarabilmek için, Christian'a degisik bir öneride bulunur: Cyrano bütün ask mektuplarini yazacak ve ikili bulusmalarda suflör ( fisildayici ) görevini üstlenecektir. Bu sekilde gelisen iliski, silahsörlerin cephe emri almasiyla yeni bir boyut kazanir. Roxane ve Christian, birlik cepheye dogru yola çikmadan hemen önce acilen evlenirler. Cyrano, Roxane'a Christian'i koruyacagina söz verir. Cyrano Christian'i korumakla kalmaz; onun agzindan her gün Roxane'a iki mektup yazip, cephe gerisine kendisi götürür. Ayriliga ve mektuplardaki hislerin gücüne dayanamayan Roxane, cepheye gelmek üzere yola çikar. Ayni gün, Christian Cyrano'nun kendisinden habersiz Roxane'a mektup yazdigini farkeder ve bu aski Roxane'a itiraf etmesini ister. Christian bir mermi ile yaralanir; ölümü Roxane'in kollarinda olacak ve mektubun üzerinde Cyrano'nun gözyaslari ve Christian'in kani yeralacaktir. Cyrano sirrini saklamaya karar verir. Roxane manastira kapanma karari alir. Eser, yillar sonra Cyrano'nun Roxane'in kollarinda askini nihayet açiklamasi ve hayata gözlerini yummasi ile son bulur.
çalikusu
 

-fakat ne halt etmeye girdi,
ne halt etmeye girdi alemin gemisine?...
felsefeyi severdi , fiziktende anlardi,
sairdi, musikide hayli behresi vardi.
laf altinda kalmazdi, yaman bir silahsordu;
baskasi hesabina asik olurdu.
rahmetlinin cyrano de bergerac ti adi;
her sey olayim derken hicbirsey olamadi!

_artik gitmeli daha fazla bekletmek ayip!
bak gordunuzmu ayin isigi beni alip goturmeye gelmis!

yoo! razi degilim buna.
istemem velev bir an olsun christian a,
o kibar, mert ve guzel yavrucaga daha az
gozyasi dokesiniz. boyle haksizlik olmaz .
benim yegane arzum , artik kalbim durunca ,
damarlarimi soguk bir ruzgar doldurunca,
siyah elbisenizin iki anlami olsun ,
bundan sonra biraz da bana matem tutulsun!

çalikusu
sivri dilini çekemeyen ve dili gibi kilicinin da kudretinden
çekinen
düsmanlari tarafindan kurulan bir pusuda,
bir atli arabanin altinda
kalir.
Yillardir her cumartesi roxane i hiç sektirmeden ziyarete
gitmektedir.
Doktorlarin ve dostlarinin itirazlarina kulak asmadan
yarali
ve yasli bedeni ile söz verdigi gün ve saatte orada olur
bu bile onun
yasamini yitirmesi için yeterli bir nedendir.
Cyrano de Bergerac
çirkin
ama seven erkeklerin,
seven ama askini itraf edemeyen
erkeklerin,
ulasamayacaklarini, karsilik alamayacaklarini bildikleri
halde
sevmekten asla vazgeçmeyen erkeklerin
sembolüdür.
Gaskonyali
çirkin asik
askini ancak bir baskasinin agzindan dile getirme
sansini,
hergün Ispanyollarin arasindan öldürülme tehlikesini göze
alarak
postaya verebildigi mektuplarla kullanir.
Ve ölürken, 12 yil önce o
bir baskasinin agzindan yazilmis olan
ve Roxane in hatira olarak sakladigi
mektubu
ezbere okur.
Bir ask bu kadar temiz
ve bir asik bu kadar soylu
ve fedakar olabilir ancak.

[[Alintidir]] 

 bu eserin özetide ancak  bu kadar  güzel  anlatilir..




karakedi
Burun Tiradı

Cyrano de Bergerac: kibarlar için yasa çizme değil, kılıçtır.

de Guiche: can sıkmaya başladı!

Vicomte de Valvert: pöh! farfaranın biri!

de Guiche: elverir, kabak tadı! haddini bildirecek kimse yok mu?

de Valvert: ne demek! durun şimdi. (kendisini süzen Cyrano'ya yaklaşır ve azametli bir tavırla karşısına dikilir)

burnunuz ne kocaman!

Cyrano: (pür ciddiyet) evet, pek kocaman! hepsi bu mu?

de Valvert: daha?

Cyrano: bu kadarı az
delikanlı! halbuki neler neler bulunmaz

söyleyecek! asıl iş edada.
meselâ bak,

hoyratça: "burnum böyle olsaydı, mösyö,
mutlak dibinden kestirirdim!

dostça: "yana yatmaz mı,
senden evvel davranıp kadehine batmaz mı?"

tarifle: "burun değil bir kere, coğrafyada
böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!"

mütecessis: "acaba neye yarar bu alet?
makas kutusu mudur, divit midir izah et!"

zarifâne: "kuşları sevdiğiniz besbelli!
yorulmasınlar diye yavrucaklar, temelli
bir tünek kurmuşsunuz!"

pür neş'e: "birader, şu koskocaman burnunla tütün içince, komşu
"yangın var!" demiyor mu?"

müdebbir: "aman yavrum,
bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!"

müşfik: "yaptırın ona küçücük bir şemsiye,
yazın fazla güneşten rengi solmasın diye!"

alimâne: "görmüştüm aristophane'da belki
hippocampelephan tocamélos adındaki hayvanın
burnu gayet büyükmüş! sen ne dersin?"

nobran: "zaten bilirim, sen misafir seversin,
bu, şapka asmak için ne mükemmel bir icat!"

şairâne: "ey burun! bütün cihana inat,
seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir
tek rüzgar bulunamaz, karayel istisnadır!"


hazin: "bir de kanarsa, kızıldeniz, ne belâ!"

hayran: "lavantacıya ne mükemmel tabela!"

safiyâne: "abide ne günleri gezilir?"

hürmetkârâne: "beyefendi kibarsınız muhakkak,
yoksa imkânı var mı cumba sahibi olmak?"

köylü: "vış anam! bu ne? bilmem guş mu balıh mı?
yoksa bir tohuma gaçmış salatalıh mı?"

sivri akıllı: "bunu tombalaya koymalı!
kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?"

ve hıçkıra hıçkıra, nihayet, pyrame gibi,
"bu ne felâket! bu ne musibettir yarabbi!

böyle berbat edip de yüzünü sahibinin,
şimdi de utancından kızarıyor bak hain!"

olsaydı biraz nükte, biraz malûmatınız,
işte karşıma geçip bunları sayardınız.

fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar,
neyleyim cenab-ı hakk ihsan buyurmamışlar!

zaten bir parça icat kudreti olsa bile
böyle seçkin, muhterem hüzzar önünde hele,

bana bu şakaları yapamazdınız elbet.
ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet

bunlardan birinin en ufak başlangıcı,
karşınıza çıkardı bergerac'ın kılıcı!

ben bunları söylerim oldukça belâgatle;
başkasından dinlemem fakat tekini bile!


hayalperest
Karakedi'nin yazdığı favori tiradımdır. Hepsi mükemmel olduğu için alıntı yapamıyorum smile.gif
Çalıkuşu'nun yazdığı ise ikinci sırada gelir benim için ... smile.gif özellikle son kısmı favorimdir...

Ara hakkini hattâ kendi nefsinden bile.
Velhasil bir tufeylî zilletiyle
Tirmanma! Varsin boyun olmazin sögüt kadar,
Bulutlara çikmazsa yapraklarin ne zarar?
Kavaklar sira sira dikilse de karsina
Boy ver, dayanmaksizin, yalniz ve tek basina!

çalikusu
cyrano'nun roxana'nın kollarında son nefesini verirken söylediği son sözleri..

ve karanlığın çöktüğü anda roxana'nın yıllarca göğsünde sakladığı ilk mektup yıllar sonra cyrano tarafından ezberden okunur, roxana mektupların asıl sahibinin cyrano olduğunu anladığı anda hıçkırıklara boğularak sensin der bu göz yaşları senin ve benim aşık olduğum mektubun üzerindeki gözyaşlarını gösterir..
cyrano bu kanda onun kanı diyerek mektupdaki kan lekesini gösterir.........


Her şeyimi koparın, bekletmeyin ölümü;
Alnımdaki defnemi, göğsümdeki gülümü
Koparıp alın! Fakat size rağmen bir şeyim
Öyle bir şeyim var ki, alıp götüreceğim.
Ve bu akşam çıkınca Allah'ın huzuruna,
Yedi kat gökyüzünün o masmavi nuruna,
Eşikten selam verip karışacağım zaman
Yanımda bulunacak. Allahıma buradan
Lekesiz, buruşuksuz onu götürüyorum!
Evet,ne yapsanız da
Bu benim,
Gururum!

son sözü ''gururum'' dur.. aşkım değil sevgilim değil ........'' gururum ''...........


roxana ise şöyle der bana kendi gururunun acısını yaşattın...


gerçek aşkın romanı ...
her cümlesi ve her kelimesinin altında derin bir aşk kokusunun saklı olduğunu düşünüyorum smile.gif ..

GaLaCTiCa
İstemem eksik olsun adlı bu güzel şiiri Tunç Başaran'ın "Biri ve Diğerleri" filminde üstad Mücaip Ofluğu'nun yorumu ile dinleminizi öneririm.
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2012 Invision Power Services, Inc.