Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: Nostaljik Dönemde Yaşamadığı Halde Muhabbete Girmeye Çalışanlar
Anılarım.Net > HOŞGELDİNİZ > Serbest Kürsü
yedikeresekiz
öncelikle tekrar herkese merhaba yoğunluktan ve ıvır zıvır sebeplerden uzun süredir yazamamıştım. şöyle balıklama bir giriş yapayım dedim.
bu tipler bir ortamda konu eskilerden açılınca yaşları o döneme müsait olmadığı halde muhabbete katılmak için sağdan soldan duydukları şeylerle mevzuya girmeye çalışırlar. fakat söyledikleri şeylerin yaşanmamışlığı anında ortamdaki yaşlı kişiler tarafından anlaşılır. ancak büyüklük gereği pek bozuntuya verilmez. tecrübesiz kişinin söyledikleri pek önmesenmeyerek kendisine gerekli cevap verilir. yaşlı kişiler onun bilemeyeceği konuları özellikle açarlar. tecrübesiz kişi bir iki şey daha söyleyip sendeleyerek mevzuya devam etmek isteyince bir süre sonra otomatikman kendi kendine çekilir.
alibaba
mazi yekpare bir kavram olmasına rağmen maziyi oluşturan unsurların arasında gelecek kuşaklar için de her dem taze olanlar vardır. bunlardan ilk aklıma gelen şarkılar türküler ensturmantal eserler ve filmler. gerçi bir filmi gösterime girdiği zaman sinemada izlemekle, yıllar sonra banttan izlemek aynı şey değildir. bu arada "banttan" diye bir tabir kullandık, bizden önceki kuşak ne derdi bilmiyorum ama şimdiki nesil CD den yada DVD den diyebilir. teknolojik gelişme kullanılan kavramlara varıncaya kadar etkili oluyor.

benim dedem kahveyi kendisi kavurup, öğütüp pişirirken, ben kahve değirmenini hiç kullanmadım. hep öğütülmüş toz kahve satın aldım. muhtemelen benim oğlum da sadece hazır kahve içecek. en sonunda üç kuşak da farklı yöntemlerle olsa da kafein almış olacak. şimdi benim dedemle kahve değirmenleri hakkında yaptığım sohbet ne kadar eksik kalırsa oğlumla yapacağım cezve modelleri hakkındaki konuşma da o kadar eksik kalacak. yine de kahve içerken kahve hakkında konuşmaktan vazgeçmeyeceğiz.

lafı çok uzamayalım, ukalalık yapmaya kalkmadıktan sonra bu insanları sevimsiz bulmuyorum. zira ben de kendimden büyüklerle geçmişten bahsetmeyi severim ve faydalı bulurum.
Candy
Küçük büyük farketmeksizin herkesin birbirinden öğreneceği şeyler olduğu düşüncesindeyim.. smile.gif
DarKKingS
Bu foruma girmekteki amaç insanların kaybettikleri çocukluğu yada yitirdikleri akrabalarını burdaki satırlarda yada insanlarda bulmasıdır. buraya gelen her insan ' evet hatırlıyorum benimde bir hikayem var ' diyerek üye olmuştur ki
böyle insanlara son derece azarlar bir seviyede tip yada tipler diyerek hitap etmek hoş bir davranış olmasa gerek bu arkadaş bunu yazarsa ben onun hakkında ne düşünürüm peki!! onun için tartışmak değil dostça arkadaşca konuşmak en güzeli
çalikusu
bazen böyle tiplerle karşılaşırım yani utanmasalar anababalarının düğününü bile hatırlacak olurlarda yok deve dememek için kendimi güç tutmam patdadanak derim biggrin.gif ..
bu gibi durumlarda atma kardeş din kardeşiyiz veyahutda ufak atta civcivlerde yesin gibi deyimleride yeri gelmiş demekdir laugh.gif
ama bu başlığı okuyunca acıdım onlara ben sad.gif
hem yazık ne var onlarda anlıyomuş gibi yapıp dinliyorlar ya yada bir şekilde mazi muhabbetinin bir ucundan yakalamaya çalışıyorlar ya ..
yaa yazıkdır günahdır onlarıda sevelim, onlarında canı var sad.gif
rainbowbrite
QUOTE(DarKKingS @ 21.11.2008, 00:02:35) *
Bu foruma girmekteki amaç insanların kaybettikleri çocukluğu yada yitirdikleri akrabalarını burdaki satırlarda yada insanlarda bulmasıdır. buraya gelen her insan ' evet hatırlıyorum benimde bir hikayem var ' diyerek üye olmuştur ki
böyle insanlara son derece azarlar bir seviyede tip yada tipler diyerek hitap etmek hoş bir davranış olmasa gerek bu arkadaş bunu yazarsa ben onun hakkında ne düşünürüm peki!! onun için tartışmak değil dostça arkadaşca konuşmak en güzeli


bi gün insan virgülü kaybetti;o zaman zor ve uzun cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı;cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.Sonra ünlem işaretini kaybetti;alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmıya başladı.Artık ne bişeye kızıyor,ne de bir şeye seviniyodu.Hiçbirşey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyodu.
bi süre sonra da soru işaretini kaybetti ve soru sormaz oldu.Hiçbişey onu ilgilendirmiyodu;ne evren,ne dünya,ne de kendisi umrundaydı.Bikaç yıl sonra iki nokta üstüste işaretini kaybetti ve olayların nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işaretleri kalmıştı.Kendine özgü tek düşüncesi yoktu.Yalnız başkalarının düşüncelerini aktarıyodu.Düşünceyi unuttu ve böylece son noktaya erişti.

KANT,IMMANUEL 'in güzel bi yazısıydı.Paylaşmak istedim:)
İnsanların noktaları,virgülleri,ünlem ve soru işaretlerini heppp kullanmaları dileği ile...hayat ileriye doğru yaşanırken,geridekilerin varlığıyla anlaşılabilir...onlardan faydalanabilmesinin tek yolu,onların iyi taraflarını ,nasıl yakalıyacağını bilmesidir...saygı ve sevgiyle yakalayabilen tüm gönüllere selam olsun:)
Adore
"Benim babam senin babanı döver" tadında bir konu açılmış.

Öncelikle geçmişte yaşamak ile geçmişi yaşatmak arasında bir seçim yapmak istiyorum..

Geçmişte yaşamış bir insanın hatıralarını kaydederek, gelecek kuşaklara taşıyan kişi, bence daha hayırlıdır.

Bunu yapanlar da araştırmacılar, yazarlar ve gazetecilerdir.

Bu bakımdan..

Anilarim.net, hem günümüz, hem de gelecek için önemli bir kaynaktır..

İnsanlar yaşadığı günlerin, anların kıymetini asla bilemezler..

İlerleyen yaşlarda da "keşke o günlere dönebilsem" diye hayıflanırlar..

Doğru olan, o günleri anarak gülümseyebilmek, yeni nesillere anıları aktarmaktır.

Hayatı geri saramazsınız ama, yaşadıklarınızı gelecek kuşaklara aktarabilirsiniz.

Eğer şahit olmadığımız bir olayı anlatıyorsak, bunu kullandığımız dille belli ediyoruz.

Anılar ve hatıralar, kutsal emanetlerdir..

Kim aktarırsa aktarsın, herkesin kabulü olmalıdır.
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2019 Invision Power Services, Inc.