şimdi yazacağım öykünün adını ve yazarının kim oldugunu bilmiyorum ama umut ediyorum forumdaki arkadaşlardan biri hatırlayacaktır.çünkü aynı dönemde kumbara dergisi okumuşuz ve küp isimli öyküyü biliyoruz.işte bu yazacağım öyküde kumbara dergisinde çizgi öykü olarak yayınlanmıştı.umarım bu öykünün yazarını bunca yıl sonra ögreneçeğim sayenizde.

genç bir karı koca zengin değiller ama mutlular,genç adam küçük bir memur bir gün üstlerinden birinin evinde yapılan partiye davet ediliyor eşi ile.ikiside bu davete çok seviniyorlar.genç kadın güzel bir elbise dikiyor kendine,ama hiç mücevheri yok .zengin bir adamla evli çocukluk arkadaşı ona o gece takması için bir elmas gerdanlık veriyor.o gece ikiside çok egleniyorlar ama eve gelinçe dehşetle fark ediyorlarki gerdanlık yok.mahvoluyorlar.genç adam bir kuyumçuda gerdanlığın eşini görüyor ama fiati çok yüksek.tefecilere borçlanıyorlar,gerdanlığı satın alıp bir şey söylemeden sahibine veriyorlar.yıllarca borç ödemek zorunda kalıyorlar .genç kadında borçun bir an bitmesi için temizlik işleri yapıyor.yıllar sonra genç kadın kendine gerdanlığı ödünç veren arkadaşı ile karşılaşıyor.arkadaşı hala güzel o ise solmuş bitmiş. konuşuyorlar arkadaşı ona ne oldugunu sorunça itiraf ediyor.
-gerdanlığı kaybetmiştik.eşini alıp sana verdik,yıllarca onun borçunu ödedik
-ama şekerim o sana verdiğim gerdanlık sahte idi:(